Samsun’da günlerdir herkesin dilinde tek bir soru vardı:
“Samsun Kuşu” kim?
Bir sosyal medya hesabı…
Her gün yeni bir iddia, yeni bir hedef, yeni bir karalama…
Kimi siyasileri, kimi belediye başkanlarını, kimi kurumları diline dolayan bir hesap.
Kimileri için “cesur”, kimileri içinse tam anlamıyla “iftira makinesi.”
Ama herkesin ortak merakı şuydu:
Bu hesabın arkasında kim var?
Derken düğmeye basıldı.
Polis operasyon yaptı.
Üç kişi gözaltına alındı.
Biri serbest kaldı.
İkisi tutuklandı.
Ve perde aralandı.
O hesabı yönetenlerden biri çıktı ki…
Geçmişte İlkadım Belediyesi’nde basın müdürlüğü yapmış, bugün ise Tekkeköy Belediyesi’nde görevli!
Evet, kamu görevi yapan, maaşını bu milletten alan bir kişi…
Kamu kurumunda çalışırken, sosyal medyada gizli bir hesap üzerinden algı operasyonu yürütmüş.
İftiraları “haber” diye sunmuş.
Dedikoduyu “bilgi” gibi pazarlamış.
Peki bu mudur kamu görevi?
Bu mudur basın ahlakı?
Bu mudur devlet memuruna yakışan hal?
Bir gerçek var:
Algı yönetimiyle hakikat örtülemez.
İftira ile siyaset dizayn edilemez.
Yalanın ömrü kısa, gerçeğin nefesi uzundur.
Ve işte tam bu noktada sözün manası kendini gösteriyor:
“Tencere yuvarlanır, kapağını bulur.”
Çünkü sürekli gündemden düşmeyen olaylarıyla anılan Tekkeköy Belediyesi’nde, böylesi bir hesabın sahibinin görev yapıyor olması ironik bir tesadüf.
Velhasıl Tencere nereye yuvarlanırsa yuvarlansın, sonunda gidip kapağını buluyor.
Bu defa da öyle oldu.
Kirli hesabın izi, yine sorunların eksik olmadığı bir belediyede ortaya çıktı.
Ama mesele burada bitmemeli.
Çünkü iş sadece birey meselesi değil.
Bu kirli işin, acaba başka bir siyasi ayağı da var mı?
Bir akıl, bir yönlendirme, bir finansman desteği söz konusu mu?
Asıl soru budur.
Bugün açığa çıkan tablo, buzdağının sadece görünen kısmı olabilir.
Gerçek hesaplaşma, işin siyasi boyutu da didik didik araştırıldığında yapılacaktır.
Son Söz
Samsun’un insanı, iftiranın değil; gerçeğin sesini duymak istiyor.
Kulis dedikodularıyla değil, hizmetle anılmak istiyor.
Algı oyunlarıyla değil, samimiyetle yönetilmek istiyor.
Unutmayın…
Hakikat er ya da geç kapıyı çalar.
Bu vesileyle, tüm okuyucularımın MevlidKandili’ni tebrik ediyorum.
Dualarınız kabul, gönlünüz huzur dolsun.











