Lafı Dolandırmadan
Bu kez dolambaç yok.
Ara cümle yok.
“Geçiş süreci” bahanesi yok.
Samsun’da sağlık artık sorunlu bir alan değil;
sorumluluğu açıkça ortaya çıkmış bir alan.
Şehir Hastanesi: Açılış Yetmez, İşleyiş Gerek
Şehir hastanesi için “taşınma başladı” denildi.
“Bazı birimler geçti” denildi.
“Aşama aşama hizmet” denildi.
Peki sahada ne değişti?
Randevular hâlâ dolu.
MR, tomografi, endoskopi aylar sonrasına.
Diş tedavisi için verilen süreler bu şehre yakışmıyor.
Demek ki mesele bina değil.
Demek ki mesele açılış töreni değil.
Mesele işleyiş.
Yoğun Bakım: Ertelenen Hayati Gerçek
Acil serviste bekleyip yoğun bakıma alınamayan hastalar var.
Yatak sayısı yetersiz.
Bazı yataklar personel yokluğundan kapalı.
Bazıları geçici gerekçelerle devre dışı.
Bu bir iddia değil.
Bu, Samsun’un bugünkü gerçeği.
Yıllardır “şehir hastanesi açılınca” denilerek ertelenen konu,
bugün doğrudan hayat meselesi.
Aile Sağlığı Merkezleri: Birinci Basamak Alarm Veriyor
Samsun büyüyor.
Mahalleler büyüyor.
Ama Aile Sağlığı Merkezleri ya yok,
ya yetersiz,
ya da fiziken çağın çok gerisinde.
Apartman altlarında, dar alanlarda,
bekleme salonu olmayan merkezlerde
birinci basamak hizmet verilmeye çalışılıyor.
Koruyucu sağlık, afişle olmaz.
Bina ister, plan ister, takvim ister.
Randevu Krizi: Yönetim Aynası
Randevu dediğin şey kader değil.
Planlamadır.
Cihaz var mı?
Hekim dağılımı doğru mu?
Mesai organizasyonu yapılmış mı?
Aylar sonrasına verilen randevu,
“talep çok”la açıklanamaz.
Bu, yönetim eksikliğidir.
Ambulans Gerçeği: Sayı Var, Hizmet Nerede?
Büyükşehir Belediyesi 100 ambulans verdi.
Bu önemli bir katkı.
Ama soruyorum:
Bu 100 ambulansın kaçı bugün sahada?
Kaçı tam ekipli?
Kaçı 24 saat aktif görevde?
Daha birkaç ay öncesine kadar,
eski Makro AVM civarında
çok sayıda ambulansın atıl şekilde beklediğini herkes gördü.
Şimdi bir de ilave 100 ambulans deniliyor.
Peki soru çok net:
Bu ambulanslar gerçekten hizmette mi,
yoksa sadece sayı olarak mı var?
Kamu kaynakları etkin mi kullanılıyor,
yoksa sadece envanter mi şişiriliyor?
Söylenenle Gerçek Arasındaki Fark
Samsun’da sağlıkla ilgili açıklamalara bakıldığında tablo aslında açık.
İl sağlık müdürlüğü “her şey yolunda” diyor,
sahada ise durum başka.
Bu farkı artık gazeteciler değil,
başhekimlerin kendi açıklamaları ortaya koyuyor.
“Tam kapasite hizmet” denilen yerde,
başhekim çıkıp vatandaşlara
“randevu aldığınız bölümün nerede olduğunu kontrol edin” demek zorunda kalıyorsa,
orada söylenenle yaşanan arasında ciddi bir kopukluk var demektir.
Yani tablo şu:
Merkezden yapılan açıklamalarla,
hastanenin içinden yapılan açıklamalar örtüşmüyor.
Ve sahaya bakıldığında,
çoğu zaman gerçeği dile getiren tarafın başhekimlikler olduğu görülüyor.
Bu da bize şunu söylüyor:
Sorun kişilerde değil,
tek elden yönetilemeyen, kendi içinde çelişen bir sağlık yönetiminde.
“Geçiş Süreci” Değil, Alışkanlık
Yıllardır aynı cümle:
“Geçiş sürecindeyiz.”
Hayır.
Bu artık geçiş değil.
Bu bir alışkanlık.
Samsun’da sağlık bir süredir idare ediliyor.
Ama Samsun idare edilmek istemiyor.
Yönetilmek istiyor.
Sorumluluğun Adı
Kim ne derse desin.
Kim hangi mazereti sıralarsa sıralasın.
Bu tablo, bu saatten sonra sözleşmesi uzatılan
İl Sağlık Müdürüne yazar.
Yetki uzatıldıysa,
sorumluluk da uzatılmıştır.
Ve umarım,
sözleşmesini uzattıranlar da
bu işlerin hatır–gönül işiyle olmayacağını artık anlamıştır.
Çünkü sağlık,
ne dostluk kaldırır
ne alışkanlık
ne de idarecilik.
Son Söz
Samsun beklemez.
Sağlık hiç beklemez.
Bu şehir
sayı değil sonuç,
açıklama değil çözüm,
idare değil yönetim ister.
Mesele tam olarak budur.












