Şehitlerimize Rahmetle
Bu yazımda dile getireceklerime başlamadan önce,
elim uçak kazasında hayatını kaybeden
20 vatan evladımıza, aziz şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum.
Milletimizin başı sağ olsun.
Onlar bu vatan için şehadet şerbetini içti,
Bizim görevimiz ise bu topraklarda onların emanetine ve aziz hatıralarına sahip çıkmak.
Bekleme Odasındaki Şehir
Samsun’da sağlık yönetimi hâlâ bekleme odasında.
Kâğıt üstünde “Sağlık Kenti Samsun.”
Ama sahada tablo farklı:
Yavaş ilerleyen inşaatlar, ertelenen açılışlar, uzayan randevular, artan şikâyetler.
Şehir Hastanesi: Umut mu, Bahane mi?
Şehir hastanesi bu kentin sağlık umudu.
Ama hâlâ sessiz.
Tarihler verildi, afişler hazırlandı, sözler duyuldu.
Ama kapılar hâlâ açılmadı.
Her şey “yakında” denilerek öteleniyor.
Vatandaş bekliyor.
Randevu bulamıyor.
Yoğun bakım sırası beklerken hayatını kaybedenler var.
Ve şehir, buna alışıyor.
Yoğun Bakım: Şehrin En Sessiz Çığlığı
Bugün Samsun’da en acı tablo, hastane koridorlarında yaşanıyor.
Acil serviste yatak bulamayan hastalar,
yoğun bakım sırası beklerken hayatını kaybediyor.
Yoğun bakım yatak sayısı yetersiz.
Bazıları tadilat bahanesiyle kapalı,
Bazıları personel eksikliğinden atıl durumda.
Oysa çözüm basit:
Geçici görevlendirmelerle personel desteği sağlanabilirdi.
Kapatılan birimler kısa sürede yeniden devreye alınabilirdi.
Ama bürokrasi yine ağır bastı.
Ve hayat, o ağırlığın altında sessizce kaydı.
Bitmeyen İnşaatlar
Tekkeköy Devlet Hastanesi…
Atakum Devlet Hastanesi…
Temelleri sağlam ama ilerleyişi ağır.
Sanki biri frene basmış.
Projeler çok, ilerleme yok.
“Yapılıyor” deniyor ama “bitmiyor.”
Her çözüm, bir sonraki tarihe erteleniyor.
Bürokrasi ağır, ama bahanesi bol.
Sorun Kişilerde Değil, Sistemde
Hastane yöneticilerine kırılanlar olmuş.
Sözüm onlara değil.
Haklarını helal etsinler.
Benim meselem, kişilerle değil sistemle.
Çünkü bu şehirde asıl sorun;
Karar verecek çok kişi var,
Ama sorumluluğu üstlenecek kimse yok.
Bir imza için dosya günlerce dolaşıyor.
Bir onay gecikince servis kapanıyor.
Bir hata çıkınca, herkes topu bir sonrakine atıyor.
Sağlıkta Gerileme, Rakamlarla Sessizlik
Bir dönem “Sağlık Kenti Samsun” parolasıyla başlayan umut,
Bugün “randevu kenti Samsun’a” dönüştü.
Koruyucu sağlık hizmetleriyle övünülüyordu;
Şimdi aile hekimleri yer arıyor,
Sağlıklı yaşam merkezleri komşu illerin gerisinde kalıyor.
Aile Sağlığı Merkezleri: Şehrin Görünmeyen Yarası
Samsun’un mahallelerinde artık ilk temas noktası bile sorunlu.
Aile Sağlığı Merkezleri, yani halkın en yakın sağlık kapısı,
Birçoğu kiralık dairelerde, dar odalarda, yetersiz donanımla hizmet veriyor.
Bazıları bodrumda, bazıları apartman girişinde.
Ne yeterli bekleme salonu var,
Ne çocuk ve yetişkin ayrımı yapılabiliyor.
Fiziksel koşullar çağın gerisinde. Asansör bile yok
Köklü bir yenileme planı yok.
Yeni ASM projeleri ise kâğıt üstünde.
Bir sağlık çalışanının “hastamla aynı koridorda dosya arıyorum” demesi,
Aslında bu şehrin sağlık tablosunu özetliyor.
Vatandaş, ilk adımda güvensizlik hissediyor.
Aile hekimleri, sınırlı imkânlarla sistemin yükünü taşıyor.
Ama çözüm yok. Tek iyi yan personellerin özverisi. O da her yerde yok
Samsun’un merkezinden köyüne kadar,
Birinci basamak sağlık hizmetleri alarm veriyor.
Eğitim Araştırmadaki Enerji Fiyaskosu
Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde kurulduğu açıklanan
“güneş enerji sistemi” hâlâ devreye alınamadı.
Kâğıt üstünde yıllık milyonluk tasarruf hedefi var,
Ama fiiliyatta koca bir sessizlik.
Kamu kaynakları atıl.
Paneller var, üretim yok.
Bir sistem kuruldu ama çalışmıyor.
Bu, yalnızca teknik bir gecikme değil;
Bu, bir yönetim zafiyetinin resmi.
Radyoloji ve Diş Randevularında Utanç Tablosu
MR, tomografi, endoskopi randevuları haftalar, aylar sonrasına veriliyor.
Diş tedavileri için bekleme süreleri insan onuruyla bağdaşmıyor.
Vatandaş, artık “devlet hastanesinden randevu almak” yerine
Özel kliniklerde çözüm arıyor.
Bu durum, Samsun gibi bir şehrin sağlık vizyonuna yakışmıyor.
Bu tablo, bir şehir değil, bir sistemin yorgunluğunu gösteriyor.
Yatırım Var, Yönetim Yok
Mehmet Muş bu şehre büyük bir ivme kazandırdı.
Yatırımlar geliyor, kapılar açılıyor.
Ama o enerjiyi yakalayacak bir ritim yok.
Şehir büyüyor, sağlık küçülüyor.
Yatırımlar artıyor, ama sonuçlar azalmıyor.
Samsun’un sağlık dosyasında kırmızı çizgiler artıyor.
Vatandaş şifa beklerken, yönetim hâlâ “süreçteyiz” diyor.
Artık Sorgulama Zamanı
Bu şehirde yönetici değil, yönetim biçimi sorgulanmalı.
Sorun iyi niyet eksikliği değil;
Sorun, iyi işleyen bir düzenin olmayışı.
Samsun, ikinci perdesini oynuyor.
Ama bu artık bir tiyatro değil.
Bu, vicdanın sahnesi.
Ve o sahnede, ışıklar sadece gerçeği aydınlatıyor.
Son Söz
Samsun, sağlıkta bir fırsatlar şehriydi.
Ama fırsatlar, ağır işleyen bir sistemin içinde kayboldu.
Aile Sağlığı Merkezlerinden şehir hastanelerine kadar,
Bu şehirde sorun, eksik binada değil;
Eksik iradede.
Bir şehirde sağlık bu kadar gecikiyorsa,
Bu sadece bir idari mesele değil,
Bir vicdan meselesidir.












