Bir ilanla gelen karar
Geçen aylarda bu köşede yazmıştım.
Tekkeköy’deki kömür eleme ve depolama tesisine ait alan genişletme başvurusu gündemdeydi.
Geçtiğimiz hafta o başvuru resmen kabul edildi.
Hiçbir açıklama yapılmadan.
Hiçbir istişare olmadan.
Sadece sessiz bir ilanla.
Samsun Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü,
Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) Olumlu dedi.
Yani kâğıt üzerinde her şey tamam.
Alan büyüyor.
Depolama genişliyor.
Peki ya toz?
Toz da mı olumlu?
Bu karar kimin için?
Rapor öyle diyor:
“Kapasite artmıyor. Sadece alan büyüyor.”
Güzel.
Ama o alana yeni stok sahaları kurulmayacak mı?
Yeni kamyon trafiği başlamayacak mı?
Yeni toz yükleri çıkmayacak mı?
Bize birileri hâlâ şunu anlatmaya çalışıyor:
“Yüz ölçümü değişince, havanın kalitesi bozulmaz.”
Ama biz balkonda kuruyamayan çamaşırdan anlıyoruz.
O iş öyle olmuyor.
Seçim öncesi sözler, seçim sonrası sessizlik
Yerel seçimlerde ne vaat edilmişti?
Temiz çevre.
İnsana saygılı belediyecilik.
Toza, dumana, sessizliğe karşı bir duruş.
Şimdi neredeyiz?
Ne balkon açık.
Ne cam.
Ne de kapı çalınıp fikir sorulmuş.
Mahalle halkı hâlâ aynı havayı soluyor.
Ama o havada ne söz var ne samimiyet.
Dünya bunu nasıl yapıyor?
Almanya, açık stoklamayı yıllar önce terk etti.
Kapalı sistem şart.
Toz bastırma yasal zorunluluk.
Kanada, tesis yerleşimlerini halktan uzak kurar.
5 kilometre mesafesiz tesis açamazsınız.
Veriler online paylaşılır.
Bağımsız denetim şarttır.
Avustralya, nemlendirme sistemleriyle toz salınımını %80 azaltır.
Rüzgâra göre yükleme yapar.
İnsan rüzgâr gibi hesapsız değildir derler.
Yani…
Dünya halkı toza karşı korunur.
Bizde ise halk, raporla susturulur.
İlçeye soran var mı?
Kimse sormadı:
“Bu karardan memnun musunuz?”
Kimse açıklamadı:
“Nasıl bir denetim yapılacak?”
Kimse güvence vermedi:
“Havanız temiz kalacak.”
Sadece rapor yazıldı.
Ve adı da: olumlu.
Peki mahalleli ne düşünüyor?
Cevap basit:
Toz varsa, olumlu yoktur.
Son söz
Bir raporla alınan karar,
bir ilçeye yük olmamalı.
Tekkeköy büyüsün.
Ama kimseyi ezmeden.
Yatırım gelsin.
Ama ciğere zarar vermeden.
Kapasite artmamış olabilir.
Ama insanların kaygısı arttıysa,
orada bir şeyler eksiktir.
Eksik olan şeffaflıktır.
Eksik olan samimiyettir.
Eksik olan: halktır.












