Avrupa Birliği Parlamentosu bir rapor hazırlamış.
Ülkü Ocakları'nı değerlendirmiş.
Tavsiyelerde bulunmuş.
Kaygılarını sıralamış.
Şaşırdık mı
Hayır.
Çünkü onlar yıllardır aynı yerden bakıyor.
Biz ise aynı yerden yürümeye devam ediyoruz.
Ben Ülkü Ocakları'nı raporlardan öğrenmedim.
Ben Ülkü Ocakları'nı yaşayarak öğrendim.
14 yaşında kapısından içeri girdim.
O gün başlayan yolculuk bugün hâlâ devam ediyor.
Mensubu olmaktan şeref ve gurur duyduğum, yetiştiğim, büyüdüğüm ve fikriyatımı şekillendirdiğim yer Ülkü Ocaklarıdır.
Bugün geriye dönüp baktığımda görüyorum ki;
Ülkü Ocakları sıradan bir gençlik teşkilatı değildir.
Bir mekteptir.
Bir karakter okuludur.
Bir dava yuvasıdır.
Binlerce öğretmenin, mühendisin, doktorun, akademisyenin, esnafın ve devlet adamının yolunun geçtiği bir irfan ocağıdır.
Kimi zaman bir kitaplıkta...
Kimi zaman bir konferans salonunda...
Kimi zaman bir sohbet halkasında...
Nice genç burada kendisini bulmuş, milletini tanımış, tarihini öğrenmiştir.
Ülkü Ocakları'nın geçmişinde fedakârlık vardır.
Vefa vardır.
Adanmışlık vardır.
Türk milletine hizmet etme şuuru vardır.
Özellikle zor dönemlerde nice ülküdaşımız ağır bedeller ödemiştir.
Kimi genç yaşında toprağa düşmüş...
Kimi ömrünü davasına adamış...
Ama hiçbiri inandığı değerlerden vazgeçmemiştir.
Bugün hâlâ saygıyla andığımız isimler, Türk milliyetçiliğinin hafızasında yaşamaya devam etmektedir.
Benim neslim ise Ülkü Ocakları'nı kitapla tanıdı.
Konferanslarla tanıdı.
Türk tarihini öğrenerek tanıdı.
Millete hizmet etmenin önemini öğrenerek tanıdı.
Bana göre Ülkü Ocakları'nın en büyük başarısı budur.
Önce karakter kazandırır.
Önce aidiyet kazandırır.
Önce millet sevgisini öğretir.
Sonra hayata uğurlar.
Bugün ise geçmişine sahip çıkan ama geleceği de yakalamaya çalışan bir Ülkü Ocakları vardır.
Ülkü Ocakları Genel Başkanı Sayın Ahmet Yiğit Yıldırım'ın ortaya koyduğu vizyonu bu nedenle kıymetli buluyorum.
Bir tarafta Türk tarihini anlatırken diğer tarafta TeknOcak projeleriyle gençleri teknolojiyle buluşturuyor.
Yazılım üreten gençler yetişiyor.
Robotik çalışan gençler yetişiyor.
TEKNOFEST heyecanını yaşayan gençler yetişiyor.
Kısacası Ülkü Ocakları bugün yalnızca geçmişin hatıralarını yaşatmıyor.
Türkiye Yüzyılının kadrolarını da yetiştirmeye çalışıyor.
Belki de bazı uluslararası çevreleri rahatsız eden tam olarak budur.
Çünkü güçlü Türkiye hedefinin yolu güçlü ve şuurlu gençlikten geçmektedir.
Dün farklı yöntemler kullandılar.
Bugün raporlar kullanıyorlar.
Ama hedef değişmiyor.
Milliyetçi Hareket Partisi'ni yıpratmak.
Ülkü Ocakları'nı tartışmalı hale getirmek.
Türk milliyetçiliğini savunma pozisyonuna itmek.
Ancak bilinmelidir ki;
Biz bu hareketi onların raporlarından öğrenmedik.
Biz bu hareketin içinde büyüdük.
Bu yüzden birkaç sayfalık raporla fikrimiz değişmez.
Dünyaya bir kez daha gelsem...
Bin defa daha Ülkü Ocakları'nın kapısından girerim.
Bin defa daha Ülkücü Hareket'in bir ferdi olurum.
Hayatımız boyunca kalbimizin bir köşesinde Milliyetçi Hareket Partisi'ni...
Diğer köşesinde Ülkü Ocakları'nı bir sancak gibi taşımaya devam edeceğiz.
Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli'nin izinde yürümeye devam edeceğiz.
Asla boyun eğmeyeceğiz.
Çünkü raporlar gelir geçer.
Ama ülküler kalır.












