Adama beylik vermişler, babasını kesmiş önce...
Bazı makamlar herkese göre değildir.
Kimine yetki verirsin,
Vicdanı büyür.
Kimine verirsen,
Gölgenden bile korkar hale gelir.
İşte o yüzden,
Her koltuk oturana yakışmaz.
Bazısı koltuğa güç katar,
Bazısı oturduğu yerde küçülür.
Yetki verilmiş olabilir…
Ama mesele o yetkinin altını doldurmakta.
Taht yüksekse, düşüş de gürültülü olur
Koltuğa oturmakla,
Devlet adamı olunmaz.
Kravatla vakar gelmez.
Makama oturmakla iz bırakılmaz.
Bir makam ne kadar yüksekse,
Oradan düşüş de o kadar acı olur.
Tahta çıkmak kolaydır…
Ama düşerken yanında ne götürdüğünü hesaplamak zordur.
Ve bilin ki;
Yüksekten düşen sadece kendini değil,
Temsil ettiği herkesi yıpratır.
Yetkiyi taşıyamayan, ağırlığın altında ezilir
Makam; omuzda bir nişan değil,
Yürekte bir yüktür.
Eğer o yükü taşıyamazsan,
Altında kalırsın.
Zira koltuk, altınla süslü olabilir.
Ama taşıyanın ahlâkı yoksa,
Eninde sonunda çöker.
Sadece fiziksel olarak değil…
İtibarla, onurla, güvenle çöker.
Avam ata binince...
Bir söz vardır…
Halkın dilinde, yüzyılların süzgecinden geçmiş:
“Avam ata binince bey oldum sanırmış.”
Çok şey anlatır bu söz.
Hem kibri,
Hem liyakatsizliği,
Hem de zayıf karakterin makamdaki acziyetini…
Ata binmekle bey olunmaz.
Kılıç kuşanmakla er olunmaz.
Tahta oturmakla lider olunmaz.
Bazen bir köylü, padişahtan daha adil olabilir.
Ama bazen de bir padişah,
Köylü kadar halktan uzak olabilir.
Sükûnet hükümranlıktır, öfke zafiyet
Yöneten kişi, sesi yükselten değil;
Aklı yükselten olmalıdır.
Öfkeyle karar verenin,
Kararı da hükmü de sarsaktır.
Çünkü yönetmek;
İnsanı ezmek değil, insanı yükseltmektir.
Bazen bir suskunluk,
Bir bağırıştan daha çok şey anlatır.
Lider dediğin;
Kırmadan, dökmeden de yön gösterebilendir.
Ve asıl kudret,
Bağırarak değil,
Sükûnetle hükmetmektir.
Makam emanettir, gösteriş alanı değil
Makam, şatafatla değil;
Sadelikle değer kazanır.
Ne kadar mütevazıysan,
O kadar yücesindir.
Çünkü halk, içi boş nutukları değil;
İçi dolu adamları sever.
Ve unutulmamalıdır:
Koltuk gelip geçicidir.
Ama o koltukta nasıl oturduğun,
Tarihe not düşer.
Son Söz
Bazı makamlar herkese göre değildir.
Çünkü makamlar, sadece oturulan yerler değil;
Taşınan anlamlardır.
Bir koltuğun itibarı,
Ona oturanla ya büyür,
Ya da bir daha hiç toparlanamayacak kadar zedelenir.
Yetki; bir elbise değil.
Üzerine giyince olmaz.
O elbisenin hakkını vereceksin.
Hizmet etmeden,
Adalet dağıtmadan,
Halkın duasını almadan...
O koltuk ne kadar büyük olursa olsun,
Senin için hep küçücük kalacaktır.
Unutma:
Makam seni büyütmez.
Sen büyürsen, o makam anlam kazanır.












