Bir annenin gözünden süzülen yaş…
Bir babanın yüreğine çöken ateş…
Bir gencin, daha hayatının baharında toprağa düşen umudu…
Uyuşturucu sadece madde değil.
Bir ailenin dağılan yuvası,
bir toplumun yavaş yavaş çöküşü,
bir şehrin kaybolan geleceği.
Samsun’un sokaklarında, liselerin önünde, üniversite çevresinde, çalışıyorsa işyerinde…
Torbacılar gençlerimizin hayallerini avlamaya çalışıyor.
Her gün haberlerde duyuyoruz:
Üç beş torbacı yakalanıyor.
Birkaç paket madde ele geçiriliyor.
Evet, önemli.
Ama yetmez.
Mesele Torbacı Değil, Baron
Torbacı sadece piyon.
Asıl güç, asıl patron, asıl baron başka yerde.
Gençliğin kanını emen,
kara parayı kasasına indiren,
ülkenin damarlarına sızmaya çalışan baronlar.
Onlarla hesaplaşmadan,
onların saltanatını yıkmadan bu savaş kazanılmaz.
Topyekûn Mücadele Şart
Uyuşturucuyla mücadele, tek bir kurumun işi değildir.
Bu mesele sadece polisin, savcının, jandarmanın işi değildir.
Adli kolluk kuvvetleri, adli makamlar, mülki amirler…
Sivil toplum kuruluşları, öğretmenler, aileler…
Herkes aynı anda elini taşın altına koymalı.
Bu mücadele topyekûn verilmezse,
baronların ağı büyümeye devam eder.
Samsun Gençliği Bilimle Anılmalı
Samsun gençliği uyuşturucu ile değil,
bilimle, teknolojiyle anılmalı.
Teknofestlerle, bilim kongreleriyle, üretim atölyeleriyle anılmalı.
Bu şehir sadece Karadeniz’in incisi değil,
Türkiye’nin sanayi kenti olacak.
Ama bunun yolu,
önce gençliği zehir tacirlerinden korumaktan geçiyor.
Son Söz
Unutmayalım:
Torbacıyı yakalamak sadece başlangıçtır.
Mesele baronlarla mücadele etmektir.
Gençliği zehirle değil,
bilimle, umutla, teknolojiyle büyütelim.
Samsun’u karanlıkla değil, aydınlıkla anılacak bir şehir yapalım.












