Cumhurbaşkanı Erdoğan geçtiğimiz günlerde bir açıklama yaptı. Dedi ki:
“Yerel yönetimlerin mali yapısı yeniden düzenlenmeli.”
Bir cümle daha ekledi:
“Kayyım uygulaması, terör tehdidi ortadan kalktıkça istisna olacak.”
Kısa cümleler, ama uzun vadeli birikmiş bir soruna temas ediyor:
Belediyecilik artık yük taşıyamıyor.
Çünkü Türkiye’de yerel yönetimler, uzun zamandır kısır bir döngüde dönüp duruyor.
Bir başkan gidiyor, yerine bir başkası geliyor.
Ama içerideki kadro aynı, alışkanlıklar aynı, işleyiş aynı.
Bir tür “değişir gibi yapıp her şeyi aynı bırakma” hali…
Ve mesele hep aynı yere geliyor:
Liyakat.
Dillerde var ama dosyalarda yok.
Söylemlerde bolca geçiyor ama fiiliyattaadı geçmiyor.
Kâğıt üstünde müdür ama yetkisi sıfır.
Yan odadaki işçi kadrosundaki biri fiilen belediyeyi yönetiyor.
Çünkü o sistemin değil, şahısların adamı.
O yüzden de evraka yetişiyor, imzaya koşuyor, telefona çıkıyor.
Bir de SGK kaydı bile yapılmadan koltuk kapma mevzusu var.
Bir gün işe giriyor, ertesi gün makam sahibi.
Ne geçmişi belli ne tecrübesi.
Ama yetki deseniz bol keseden.
Sorumluluk?
O ortada yok.
Bu yapı, bir belediyeyi ne yönetir ne de temsil eder.
Bu yapı, güven vermez.
Bu yapı, hizmet üretmez.
Vatandaşın ise derdi net:
Yolu düzgün olsun, çöp zamanında toplansın, çocuğu için bir park yapılsın, yaşlısına bir el uzatılsın.
Ama karşısına çıkan ne?
“Borç devraldık”, “kaynak yok”, “önceki dönem”…
Hikâye hep aynı, çözüm hep sonraya.
Oysa mesele ne para ne insan…
Mesele işi doğru bölmek, yetkiyi doğru dağıtmak.
Cumhurbaşkanı’nın çıkışı bu yüzden kıymetli.
“Yeni bir yapı” çağrısı, bir sistem arayışı aslında.
“Bu böyle gitmez” demenin şifreli versiyonu.
Peki ne yapılmalı?
– Liyakat sadece işe girişte değil, görevde kalışta da aranmalı.
– Denetim sadece kâğıtta değil, sahada da olmalı.
– Reform sadece Ankara’da değil, mahalle aralarında başlamalı.
Çünkü belediyecilik artık sadece asfalt dökme meselesi değil…
Bir güven meselesi.
Vatandaşın yöneticisine duyduğu güven.
Ve gelelim Samsun’a…
Samsun'da yeni dönemde deniz biraz daha dalgalı.
Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan polemik yerine projeye odaklanmış gibi.
Sakin, hesaplı, sokaktan kopuk değil.
İlçelerde de farklı rüzgârlar...
Alaçam Belediye Başkanı Ramazan Özdemir de umut vadediyor.
Tabii her şey güllük gülistanlık değil...
İki ilçede "varkiii" de fiyasko!
Ama genel tablo...
Vasat!
Son söz?
Makamlar tabelayla değil, ehliyetle anlam kazanır.
Belediyecilik de nutukla değil, sistemle yürür
Kalın sağlıcakla.
Mücahit Ali EREN.













Ceddine rahmet ömrüne bereket kardeşim. bu yürekten gelenler dizeleri ilgililerin gereğini yapmasını canı gönülden dilerim