Merhaba kıymetli okuyucularım;
Hayat, bize her gün yeni kararlar aldırır. Kimi kararlar sadece bugünü etkiler, kimileri ise yılları, hatta nesilleri şekillendirir. İşte evlilik, yalnızca iki insanın değil; geleceğin de kaderine dokunan en önemli kararlardan biridir.
Ne yazık ki günümüzde evliliğin özünden çok, gösterisine önem veriliyor. Aylarca düğün hazırlıkları yapılıyor; salonlar tutuluyor, gelinlikler seçiliyor, davetiyeler dağıtılıyor. Fakat aynı özen; iletişime, aile olmanın sorumluluğuna, sabra, empatiye ve ortak hayatın inşasına çoğu zaman gösterilmiyor.
Oysa evlilik, bir gün süren düğün değil; ömür boyu sürecek bir yol arkadaşlığıdır.
Mutlu aileler tesadüfen kurulmaz. Onlar; sevginin, saygının, güvenin, sadakatin ve fedakârlığın her gün yeniden inşa edildiği yuvalarda filizlenir. Çünkü aile, toplumun en küçük yapı taşı değil; en güçlü temelidir.
Bugün toplum olarak yaşadığımız birçok sosyal sorunun temelinde aile içi iletişim eksikliği, sevgi yoksunluğu, öfke kontrolündeki zorluklar ve ortak sorumluluk bilincinin zayıflaması yatmaktadır. Bir çocuğun ilk öğretmeni anne ve babasıdır. İlk merhameti, ilk adaleti, ilk paylaşmayı ve ilk vicdanı ailede öğrenir.
Evlatlarımız, söylediklerimizden çok yaşadıklarımızı örnek alırlar. Bu nedenle çocuklarımıza bırakabileceğimiz en büyük miras; mal mülk değil, huzurlu ve saygı dolu bir aile ortamıdır.
Evlilik; haklı çıkma mücadelesi değil, birlikte çözüm üretebilme sanatıdır. "Ben" diyebilmek kolaydır; "Biz" olabilmek ise emek ister. Bazen içten bir özür, bazen samimi bir teşekkür, bazen de sadece susup karşı tarafı anlamaya çalışmak; yıllarca sürecek huzurun kapısını aralayabilir.
Yıllardır köşe yazılarımda toplumun farklı kesimlerine kulak vermeye, insanımızın sevinçlerini ve sorunlarını dile getirmeye çalışıyorum. Gördüğüm en önemli gerçeklerden biri şudur: Güçlü toplumlar tesadüfen oluşmaz. Onları ayakta tutan; bilinçli bireyler, sağlam aileler ve değerlerini koruyan nesillerdir.
İşte bu düşünceden hareketle hazırladığım "Nefesdaşım ile Bilinçli Evlilik Rehberi", sadece evlenecek gençlere değil; evliliğini güçlendirmek, ailesini daha sağlam temeller üzerine kurmak isteyen herkese bir farkındalık çağrısıdır. Çünkü evlilik; öğrenmenin, gelişmenin ve birlikte olgunlaşmanın hiç bitmediği bir hayat yolculuğudur.
Belki de artık kendimize şu soruyu sormanın zamanı gelmiştir:
Biz gerçekten evliliğe mi hazırlanıyoruz; yoksa sadece düğün yapmaya mı?
Çünkü düğün bir gün sürer…
Evlilik ise bir ömür
Ve unutmayalım…
Toplumun huzuru ailede başlar.
Ailenin huzuru bilinçli evliliklerle güçlenir.
Bilinçli evlilikler ise sevgiyle büyüyen çocuklar, vicdanıyla hareket eden bireyler ve birbirine güven duyan bir toplum inşa eder.
Eğer yarınlarımız daha huzurlu olsun istiyorsak, önce ailemizi güçlendirmeli; aileyi güçlendirmek için de evlilik kurumuna hak ettiği değeri vermeliyiz.
Çünkü güçlü toplumlar, yüksek binalarla değil; sağlam karakterlerle, sağlam ailelerle ve sağlam değerlerle yükselir.
Toplumun gerçek nefesi; sevginin eksilmediği, saygının kaybolmadığı, güvenin sarsılmadığı ailelerde atar.
Sevgiyle, muhabbetle ve umutla kalın…
Saygılarımla.
Kazım İlhan
Sosyolog ve Aile Danışmanı












