Merhaba kıymetli okuyucularım:
Canik Belediye Başkanı Sayın İbrahim Sandıkçı'nın gençlerimize yönelik eğitim desteklerini okurken dikkatimi çeken önemli bir nokta oldu. Başarı, sadece sınav günü ortaya çıkan bir sonuç değildir; başarı, önceden yapılan hazırlığın, farkındalığın ve doğru yönlendirmenin eseridir.
Canik Belediyesi'nin LGS ve YKS öncesinde öğrenciler için ücretsiz deneme sınavları düzenlemesi, dereceye giren öğrencileri ödüllendirmesi ve tercih döneminde danışmanlık desteği sunması, geleceğe yapılan değerli yatırımlardan biridir. Asıl önemli olan ise sorun ortaya çıktıktan sonra çözüm aramak değil, sorun oluşmadan önce önlem alabilmektir.
Sayın Başkanın eğitim konusunda gösterdiği hassasiyet sadece sınavlarla sınırlı değildir. Bugüne kadar bilim insanlarını, gazetecileri, yazarları ve alanında uzman isimleri Canik halkıyla buluşturması da toplumsal gelişim adına önemli bir farkındalık çalışmasıdır.
Tam da bu noktada yıllardır üzerinde düşündüğüm bir konuya değinmek istiyorum: Aile olmak...
Eğitim sadece okul sıralarında verilen derslerden ibaret değildir. Hayatın kendisi de büyük bir okuldur. İnsan iyi bir eş olmayı, iyi bir anne ya da baba olmayı da öğrenmelidir.
Geçtiğimiz günlerde hazırladığım "Nefesdaşım – Bilinçli Evlilik Rehberi" adlı kitabımı ilgili kurumlara ulaştırırken hep aynı düşünce zihnimdeydi:
"Bilmeden olunmadığı gibi, okumadan da yürünmez."
Evlilik hayatın en önemli kararlarından biridir. Ancak ne yazık ki birçok genç, evliliğin sadece düğün ve güzel günlerden ibaret olduğunu düşünerek bu yola çıkıyor. Oysa evlilik; sorumluluk, fedakârlık, iletişim, sabır ve bilinç gerektirir.
Eve girmeden önce evin içini konuşabilmek gerekir.
Maddi konular konuşulmuş mu?
Ailelerle ilişkiler değerlendirilmiş mi?
Çocuk sahibi olma düşünceleri paylaşılmış mı?
Hayata bakış açıları ne kadar uyumlu?
Birbirlerinin beklentilerini gerçekten biliyorlar mı?
İşte bu soruların cevapları verilmeden atılan adımlar, ilerleyen yıllarda ciddi sorunlara dönüşebiliyor.
Sayın Başkanın bir değerlendirmesi özellikle dikkatimi çekti. Belediyeye ulaşan aile dosyalarının önemli bir kısmının boşanmış ailelere ait olması hepimizi düşündürmelidir. Çünkü boşanma sadece iki kişinin ayrılması değildir. Çoğu zaman çocukların hayatında derin izler bırakan toplumsal bir sonuçtur.
Bugün birçok evliliğin temelinde bilinç eksikliği bulunmaktadır. İnsanlar evleniyor fakat aile olmanın ne anlama geldiğini yeterince öğrenmeden bu yola çıkıyor.
Oysa bilinçli evlilik, güçlü aileyi; güçlü aile ise güçlü toplumu oluşturur.
Bu nedenle yerel yönetimlerin eğitim projelerinin yanında aile bilinçlendirme seminerleri, evlilik öncesi eğitim programları ve gençlere yönelik farkındalık çalışmaları da büyük önem taşımaktadır.
Ben de bir yazar ve aile danışmanlığı eğitimi almış biri olarak bu tür çalışmalara her zaman gönüllü destek vermeye hazırım.
Özellikle evlilik hazırlığında olan gençlerin, "Nefesdaşım – Bilinçli Evlilik Rehberi"ni birlikte okuyarak kitapta yer alan soruları birbirlerine sormalarını tavsiye ediyorum. Çünkü bazı sorular vardır ki düğünden önce sorulursa hayat kurtarır, düğünden sonra sorulursa sorun çıkarır.
Amacımız kimseyi eleştirmek değil, bilinçli bir toplum için farkındalık oluşturmaktır.
Eğitimde, ailede, insan ilişkilerinde ve toplumsal değerlerde bilinç yükseldikçe huzur da artacaktır.
Gelin hep birlikte;
"Bilinçli toplum için el ele,
Güçlü aile için omuz omuza,
Gelecek nesiller için gönül gönüle" diyelim.
Çünkü toplumun gerçek nefesi; eğitimli, bilinçli ve birbirine saygılı insanlardan oluşur
Kazım İlhan
Sosyolog ve Aile Danışmanı












