Merhaba kıymetli okuyucularım;
Hayat dediğimiz şey biraz da aramaktan ibarettir.
İnsan doğduğu andan itibaren bir şeylerin peşindedir. Kimi sevgiyi arar, kimi huzuru, kimi başarıyı, kimi dostluğu, kimi de hayatın anlamını... Kimi zaman yıllarca peşinden koştuğumuz şeylere ulaşırız, kimi zaman da ulaşamayız. Fakat çoğu zaman fark etmediğimiz bir gerçek vardır:
İnsan her zaman aradığını bulamaz; ama ararken mutlaka değişir, öğrenir ve olgunlaşır.
Belki aradığımız mutluluğu tam olarak bulamayacağız.
Belki kurduğumuz hayallerin hepsi gerçekleşmeyecek.
Belki beklediğimiz insanlar yanımızda olmayacak.
Ama bütün bunların peşinden giderken edindiğimiz tecrübeler bizi biz yapan en değerli kazanımlar olacaktır.
Çünkü insanı büyüten yalnızca sonuçlar değildir; yürüdüğü yollar, düştüğü yerler, kalktığı anlar ve aldığı derslerdir.
Bugün dilimizden düşürmediğimiz atasözleri de işte böyle ortaya çıkmıştır. Onlar bir masanın başında oturularak yazılmış cümleler değildir. Her biri yaşanmış hayatların, çekilmiş sıkıntıların, edinilmiş tecrübelerin ve gözlemlerin süzülmüş halidir.
"Ne ekersen onu biçersin."
"Sabreden derviş muradına ermiş."
"Damlayan su taşı deler."
Bu sözlerin her biri, yılların içinden süzülerek günümüze ulaşmış hayat dersleridir.
Çünkü insanlık tarih boyunca aynı duyguları yaşamış; sevinmiş, üzülmüş, mücadele etmiş, hata yapmış ve ders çıkarmıştır.
Günümüzde bilgiye ulaşmak kolaylaştı. Bir tuşla binlerce bilgiye erişebiliyoruz. Ancak bilgelik hâlâ aynı yerden geliyor: Yaşanmışlıklardan...
Bir insan yüzlerce kitap okuyabilir ama merhameti yaşamadan tam olarak anlayamaz. Bir başkası başarı üzerine sayısız söz dinleyebilir ama mücadele etmeden başarının değerini kavrayamaz.
Bu nedenle sadece okumak değil, düşünmek de gerekir.
Sadece konuşmak değil, dinlemek de gerekir.
Sadece istemek değil, emek vermek de gerekir.
Çünkü hayatın en büyük öğretmeni yine hayatın kendisidir.
Bir düşünürün dediği gibi; insan fanidir, fikir kalır. Bizler gelip geçeceğiz. Makamlar, servetler ve unvanlar da gelip geçecek. Ancak geride bıraktığımız düşünceler, iyilikler ve güzel izler yaşamaya devam edecek.
Bu yüzden aramaktan vazgeçmeyelim.
Merak etmekten vazgeçmeyelim.
Kendimizi geliştirmekten vazgeçmeyelim.
Ve en önemlisi; insan kalabilmekten vazgeçmeyelim.
Çünkü bazen aradığımız şey yolun sonunda değildir.
Bazen aradığımız şey, yürüdüğümüz yolun kendisidir.
Sevgiyle, umutla ve farkındalıkla kalın.
Toplumun Nefesi
Kazım İlhan
Sosyolog ve Aile Danışmanı












