Her insanın taşıdığı görünmeyen bir hikâye vardır.
Merhaba kıymetli okuyucularım;
Hayat, bazen bir kapının açılması kadar kolay, bazen de kapanması kadar ağır olabilir. İnsan çoğu zaman sahip olduklarının değerini onları kaybetmeden anlayamaz. Sağlığın kıymetini hastalıkta, dostluğun kıymetini yalnızlıkta, özgürlüğün kıymetini ise mahrum kaldığında fark eder.
Bugün bir film vesilesiyle yüzlerce insanın yorumlarını okudum. Kimi yıllarca cezaevinde kalmış, kimi bir yakınını beklemiş, kimi babasından ayrı büyümüş, kimi de sadece izlediği bir hikâyeden etkilenmişti. Ancak hepsinin ortak cümlesi aynıydı:
"Allah kimseyi oralara düşürmesin."
Aslında bu sözün içinde çok büyük bir hayat dersi saklıdır. Çünkü hiç kimse sabah evinden çıkarken başına ne geleceğini bilemez. Kimi zaman bir hata, kimi zaman bir yanlış anlaşılma, kimi zaman da hayatın sert bir sınavı insanı hiç istemediği yerlere sürükleyebilir.
Bu yüzden ne kimsenin düşmesini isteyelim ne de düşenin acısını küçümseyelim.
Çünkü her insanın taşıdığı görünmez yükler vardır. Kimi borcuyla mücadele eder, kimi hastalığıyla, kimi yalnızlığıyla, kimi de geçmişin yaralarıyla...
Toplum olarak belki de en çok ihtiyacımız olan şey; birbirimizi yargılamadan önce anlamaya çalışmaktır.
Bir insanın hikâyesini bilmeden onu suçlamak kolaydır. Oysa anlamaya çalışmak emek ister, vicdan ister, merhamet ister. Belki de bugün en çok ihtiyaç duyduğumuz şey; birbirimizin yarasına tuz basmak değil, merhem olabilmektir.
Adaletin güçlü, vicdanın diri, merhametin canlı olduğu bir toplumda insanlar daha huzurlu yaşar. Çünkü insanı ayakta tutan sadece ekmek değil; güven, umut ve adalet duygusudur.
Ne acı hayat hikâyeleri vardır bilinmeyen...
Ne sessiz gözyaşları vardır görülmeyen...
Ne yaralar vardır gülümsemelerin arkasına saklanan...
Bu nedenle bugün bir kez daha dua edelim:
Allah kimseye kaldıramayacağı yük vermesin.
Kimseyi ailesinden, evladından, sevdiklerinden ayırmasın.
Kimseyi haksızlığa uğratmasın.
Kimseyi çaresizlikle sınamasın.
Ve bizlere; adaletli, huzurlu, vicdanlı ve birbirini anlayabilen bir toplum olmayı nasip etsin.
Çünkü huzur, yalnızca evlerde değil; vicdanlarda başladığında toplum nefes alır.
Hayatta en büyük özgürlük, vicdanı rahat yaşayabilmektir; en büyük zenginlik ise huzurla uyuyabilmektir.
Sevgi ve saygılarımla.
Kazım İlhan
Sosyolog ve Aile Danışmanı
Toplumun Nefesi












