Merhaba kıymetli okuyucularım;
Yaz mevsimiyle birlikte Samsun’umuz yeniden canlandı. Sahiller doldu, parklar çocuk sesleriyle şenlendi, caddeler ve meydanlar hareketlendi. Her yıl olduğu gibi bu yıl da binlerce insanımızın buluştuğu güzel şehrimizin huzur, güven ve sağlık içerisinde bir yaz geçirmesi en büyük temennimizdir.
Öncelikle şunu ifade etmek isterim ki; Samsun Büyükşehir Belediyemizin son dönemde altyapıdan çevre düzenlemelerine, ulaşım çalışmalarından sosyal alanlara kadar birçok hizmeti gözle görülür şekilde dikkat çekmektedir. Şehrimizin daha yaşanabilir hâle gelmesi için emek veren başta belediye başkanlarımız olmak üzere tüm çalışanlara teşekkür etmek gerekir. Şehir sevgisi sadece alkışlamakla değil, eksikleri de iyi niyetle dile getirip çözümün bir parçası olmakla anlam kazanır.
Özellikle Büyük Cami çevresi, tramvay durakları ve alt geçitlerin bulunduğu bazı alanlarda parke taşlarının yerlerinden oynadığı görülmektedir. İnsanlarımızın otobüse veya tramvaya yetişmek için acele ettiği anlarda bu durum ciddi düşme ve yaralanma riskleri oluşturmaktadır. Allah korusun, küçük görünen ihmaller büyük üzüntülere yol açabilir. Yaz yoğunluğu artmadan bu alanların gözden geçirilmesi yerinde olacaktır.
Bir başka önemli konu toplu ulaşımdır.
Sıcak havaların başlamasıyla birlikte otobüslerde klimaların düzenli çalıştırılması artık bir konfor değil, ihtiyaçtır. Bunun yanında bazı sürücülerimizin ani fren yapmaları, duraklara hızlı giriş çıkışları ve yolcu işaret ettiği hâlde durağı geçmeleri özellikle yaşlı vatandaşlarımızı zor durumda bırakmaktadır. Elbette tüm şoförlerimizi aynı kefeye koymak haksızlık olur. Görevini büyük özveriyle yapan sürücülerimizi tenzih ediyoruz. Ancak belirli aralıklarla hizmet içi eğitimlerin tekrarlanması, vatandaş memnuniyeti ve güvenliği açısından faydalı olacaktır.
Yağmurlu günlerde durakların önünde oluşan su birikintileri de ayrı bir hassasiyet konusudur. Durağın altında bekleyen insanlar varken bazı araç sürücülerinin hız kesmeden geçerek yayaları baştan aşağı ıslatması empati eksikliğinin üzücü bir örneğidir. Oysa birkaç saniyelik dikkat ve yavaşlama, bir insanın gününü mahvetmek yerine yüzünde bir tebessüm bırakabilir.
Samsun'un sahilleri gerçekten göz kamaştırıyor. Ancak bu güzelliği korumak hepimizin görevidir. Çekirdek yiyip kabuklarını yere atanlar, çevreyi kirletenler ve evcil hayvanlarını gezdirirken gerekli temizlik malzemelerini yanında bulundurmayanlar konusunda daha duyarlı olunmalıdır. Evcil hayvan sahiplerimiz, dostlarımızın ardından çevre temizliğini sağlamalıdır.
Vatandaşın vatandaşla tartışması çoğu zaman kırıcı sözlere dönüşebilmektedir. Bu nedenle özellikle yaz döneminde zabıta ekiplerinin sahil alanlarında daha görünür olması önemlidir. Temizlik görevlilerimizin emeğine saygı göstermek kadar, kurallara uyulmasını sağlamak da ortak sorumluluğumuzdur.
Özellikle duş alanları, soyunma kabinleri ve tuvaletlerde düzenli denetimler yapılmalı; görevini hakkıyla yapan personelimizi tenzih ederek, ihmali olanlara gerekli uyarılar yapılmalıdır.
Kumsal alanlarda ve yoğun kullanılan sahil kesimlerinde belirli aralıklarla, örneğin ellişer metre mesafeyle çöp varillerinin bulundurulması vatandaşlarımızın çöplerini uygun yerlere atmasını kolaylaştıracaktır. Ancak asıl önemli olan, çöp kutularının varlığından önce onları kullanma bilincinin toplumda yerleşmesidir. Çünkü temiz bir şehir, önce temiz bir düşünceyle başlar.
Geçtiğimiz yıllarda yaşanan boğulma vakaları hâlâ hafızalarımızdadır. Aynı acıları tekrar yaşamamak adına cankurtaran ekiplerinin sürekli gözetim hâlinde olması, yüzme bilmeyen vatandaşlarımıza yönelik belirli aralıklarla uyarı anonslarının yapılması hayati önem taşımaktadır. Sahillerimiz sadece Samsunluların değil; çevre il ve ilçelerden gelen misafirlerimizin de buluşma noktasıdır.
Bir başka husus da güvenlik konusudur.
Kolluk kuvvetlerimiz büyük bir özveriyle görev yapmaktadır. Ancak hiçbir güvenlik görevlisinin aynı anda her yerde bulunması mümkün değildir. Bu nedenle vatandaş olarak bizlere de önemli sorumluluklar düşmektedir. Özellikle yaz aylarında artan insan yoğunluğu nedeniyle çanta, cüzdan, cep telefonu ve kişisel eşyalarımıza daha fazla dikkat etmeli; çocuklarımızı gözden uzak bırakmamalı ve şüpheli durumlarda ilgili birimlere bilgi vermeliyiz. Tedbir, korku değil; bilinçli yaşamın gereğidir.
Bir başka önemli hassasiyetimiz de ormanlarımızdır.
Yaz aylarında artan sıcaklıklarla birlikte orman yangını riski de yükselmektedir. Dikkatsizce yere atılan bir sigara izmariti, söndürülmeden bırakılan küçük bir ateş ya da piknik sonrası ihmal edilen bir köz, geri dönüşü olmayan felaketlere yol açabilmektedir.
Ormanlık alanlarda ateş yakılması konusunda azami dikkat gösterilmeli, yakılan ateş tamamen söndürülmeden bölgeden ayrılınmamalıdır. Araç kullanırken sigara izmaritlerini camdan dışarı atmak sadece çevre kirliliği değil, aynı zamanda büyük yangınların da sebeplerinden biridir.
Bir anlık dikkatsizlik; yıllarca büyüyen ağaçları, binlerce canlının yaşam alanını ve geleceğimize bırakacağımız doğal mirası yok edebilir. Yanan sadece ağaçlar değildir; yanan geleceğimizdir.
Unutmayalım;
Hepimiz aynı şehri paylaşıyoruz. Herkes kendi metrekaresi kadar özgürdür. Hiç kimse sözleriyle, tavırlarıyla ve davranışlarıyla bir başkasının yaşam alanına müdahale etme hakkına sahip değildir.
Bu yaz; yalnızca tatil değil, birlikte yaşama kültürünü yeniden hatırlama mevsimi olsun.
Bir çöpü yerine atmak, bir yaşlıya yol vermek, bir sigara izmaritini cebimizdeki küçük çöp poşetine koymak, bir yayayı ıslatmamak için yavaşlamak, bir çocuğun elinden tutmak, çevremizi gözetmek ve doğayı korumak…
Bazen büyük değişimler, küçük sorumluluklarla başlar.
Daha temiz sahiller, daha güvenli yollar, daha dikkatli sürücüler, daha duyarlı vatandaşlar ve daha huzurlu bir Samsun dileğiyle…
Bu güzel şehir için emek veren herkese teşekkür ediyor; sağlık, huzur ve kazasız belasız bir yaz sezonu diliyorum.
Çünkü Samsun hepimizin evidir. Evimizi korumak, güzelleştirmek ve huzur içinde yaşatmak da hepimizin görevidir.
Kazım İlhan
Sosyolog ve Aile Danışmanı












