Merhaba kıymetli okuyucularım;
Bugün Babalar Günü...
Takvimlerde yılda bir kez hatırlanan bu özel günün ortaya çıkış hikâyesi aslında bir evladın vefasına dayanıyor. Annesinin yokluğunda altı çocuğunu tek başına büyüten bir babanın emeğini unutmayan bir kız çocuğunun çabasıyla başlayan bu anlamlı gün, zamanla dünyanın birçok ülkesinde kutlanmaya başladı.
Fakat baba olmak da, evlat olmak da sadece bir güne sığar mı?
Bir zamanlar babalar evin direği olarak görülürdü. Belki sevgilerini çok belli etmezlerdi ama alın terleriyle, fedakârlıklarıyla ve sessiz mücadeleleriyle ailelerine omuz olurlardı. Çocuklar da büyürken babalarının gölgesinde güven bulurdu.
Bugün ise hayatın akışı değişti.
Teknoloji gelişti, şehirler büyüdü, iletişim araçları çoğaldı; ama nedense insanlar birbirinden uzaklaştı. Aynı evde yaşayıp birbirini anlamayanlar, aynı şehirde olup yıllardır görüşmeyenler, bir telefon kadar yakınken gönül kadar uzak kalanlar çoğaldı.
Bu nedenle bugün sadece kutlama günü değildir.
Belki de bugün; babasıyla konuşmayan bir evladın, evladına ulaşamayan bir babanın, yıllardır içindeki kırgınlığı taşıyan insanların yeniden düşünmesi gereken bir gündür.
Elbette her hikâyenin bilinmeyen yönleri vardır. Kırgınlıklar, hatalar, ihmal edilmiş duygular olabilir. Ancak hayat bize bir gerçeği sık sık hatırlatır:
Bazı sözler zamanında söylenmezse eksik kalır.
Bazı özürler gecikirse anlamını yitirir.
Bazı sarılışlar ise bir gün mümkün olmayabilir.
Bugün hayatta olan babalarımızın kıymetini bilelim. Bir telefon açalım, bir selam verelim, bir gönül köprüsü kuralım. Belki yılların sessizliğini bir cümle bozacaktır:
"Babacığım, nasılsın?"
Çünkü insan bazen haklı olabilir; ama sevdiğini kaybettikten sonra haklı olmanın hiçbir tesellisi kalmaz.
Hayatta olmayan babalarımızı ise rahmet, minnet ve dualarla analım. Onlardan kalan güzel hatıraları yaşatalım.
Bir çocuğun hafızasında kalan şey çoğu zaman alınan hediyeler değildir; omzuna konulan bir el, yanında hissedilen bir güven ve ihtiyaç duyduğu anda duyduğu bir sestir.
Babalar sadece evlat yetiştirmezler.
Karakter bırakırlar.
Duruş bırakırlar.
Vicdan bırakırlar.
Hatırlanacak izler bırakırlar.
Belki bugün babanıza vereceğiniz en değerli hediye bir paket değil; içten bir teşekkür, samimi bir sarılış ve birkaç dakikalık gönül sohbetidir.
Çünkü insan kaç yaşına gelirse gelsin, babasının evladı olarak kalır.
Babalar Günümüz kutlu olsun.
Sevgi ve saygılarımla.
Kazım İlhan
Sosyolog ve Aile Danışmanı












