Merhaba kıymetli okuyucularım;
Bir önceki yazımızda şunu söylemiştik:
"Eleştirelim ama kırmayalım. Umudumuzu kaybetmeyelim."
Bugün dönüp baktığımızda görüyoruz ki...
Bazen bir galibiyet sizi tura çıkarmaz; ama karakterinizi ortaya koyar.
Milli Takımımız Dünya Kupası'na veda etti.
Evet...
Hedefimize ulaşamadık.
Ama son maçta, grubun ev sahibi ve o ana kadar yenilgi yüzü görmemiş liderini, son saniyede bulduğumuz golle mağlup etmeyi başardık.
İşte sporun en güzel tarafı da budur.
İnsan düştüğü yerden nasıl kalkacağını öğrenirse...
Asıl kazanç orada başlar.
Hayat da böyle değil midir?
Bir sınavı kaybedebiliriz.
Bir iş görüşmesinden olumsuz cevap alabiliriz.
Bir yatırımımız zarar edebilir.
Bir dostumuz bizi yarı yolda bırakabilir.
Fakat bütün bunlardan sonra yeniden ayağa kalkabiliyorsak...
İşte gerçek zafer budur.
Bugün çocuklarımız sahaya "Nasıl olsa elendik." demek için çıkmadılar.
"Bu forma son düdüğe kadar mücadele ister." diyerek çıktılar.
Son saniyeye kadar inandılar.
Ve son saniyede kazandılar.
Belki kupaya veda ettik...
Ama mücadeleye değil.
Toplum olarak en çok ihtiyaç duyduğumuz duygu da budur.
İlk tökezlemede vazgeçen değil...
Son nefesine kadar çalışan insanlar olabilmek...
Çünkü başarı bazen kupayı kaldırmak değildir.
Bazen yere düştüğünde yeniden ayağa kalkabilmektir.
Çünkü çocuklarımız bize yalnızca futbol oynamadı...
Pes etmemeyi de gösterdi.
Toplumun Nefesi'nden bir not:
Hayatın her alanında son düdük çalmadan hiçbir mücadele bitmez.
Umudunu kaybedenler değil...
Mücadeleyi sürdürenler tarih yazar.
Kupalar unutulur...
Ama karakter, mücadele ve inanç hafızalarda kalır.
Sevgi ve saygılarımla.
Kazım İlhan
Sosyolog ve Aile Danışmanı












