Merhaba kıymetli okuyucularım;
Bu durumdaki insanlar, sorumluluklarının farkında olan ve nezaket kurallarını uygulayan kişilerden başka kimler olabilir ki?
Maskelerin doğru takılmasıyla ilgili olarak, görsel ve yazılı basında sabah akşam aynı ifadeler tekrar tekrar söyleniyor. Ancak maalesef, bu söylemler eylemsiz ipte asılı boş mandal gibi duruyor.
Maske takmayanların sayısı azımsanmayacak kadar fazla. Demek ki sorumluluk, lafta değil özde uygulanmalıdır.
Sorumluluk; kişinin kendi davranışlarını veya kendi yetki alanındaki olayların sonuçlarını üstlenmesi demektir. Bu nedenle MASKE TAKMAMAK, bana göre bir nezaketsizlik değil; CEHALETLİKTİR.
Bazı insanlar maskeyi anahtarlık gibi taşıyor: girişte takıyor, toplu taşımada çene altında veya sadece ağızlarını kapatıyor; burunları açık kalıyor. Kendinizi düşünmüyorsanız bile, yaşamak isteyen ve sağlığını korumak isteyen insanları umursayın.
Maskeyle ilgili yaşadığım örnekleri siz değerli okuyucularımla paylaşmak istiyorum:
Atakum tramvay durağı: 30 yaşlarında maskesiz iki kişi geçti, volta atmaya başladı. Güvenlik uyarıda bulunmadı, ben müdahale ettim ve görevliye rica ettim.
Yoğun tramvayda: Oturduğum yerden ayağa kalkıp, “Ben yaşamak isteyen biriyim, ailem ve çocuklarım var; lütfen ağız ve burnunuzu kapatın” dedim. Bazıları maskesini düzeltti, bazıları ise umursamaz tavır sergiledi.
Mavi Işık tramvayı: Tramvay durdu, sürücü maskesiz yolcuyu uyardı; ben yedek maskemi verdim ve yolcuyu uyarmak zorunda kaldım. Görevliye de duyarlılığından dolayı teşekkür ettim.
Öğleden sonra tramvay: Çene altında maskesi olan bir bayan, uyarıya karşılık “Bana bir şey olmaz” dedi. Ben de “Bize olur” deyince ancak kapattı. Çevredeki diğer yolculardan veya şoförden tek bir tepki yoktu.
Neresinden tutarsanız tutun, bu sorumsuzluk çok can yakıyor. Özellikle tramvaylarda, merkezden anons sistemi ile her on dakikada bir maskelerin doğru takılması hatırlatılmalıdır.
Toplum içinde uyumlu ve sağlıklı yaşamın anahtarı kurallara uymaktır. Devlet, düzeni sağlamak için kurallar koyar; kanunlara uymayanlar cezalandırılır.
Sonuç olarak; maske hayatımızın anahtarıdır. Bir sonraki evre, eve dönüş olmaması için uyanmalı ve sorumsuzlukla mücadele etmeliyiz.
Düşündürebilmek, gelecek için üretilecek ürünün ana kapısıdır. (Kazım İLHAN)
Toplumun ve ailenin en büyük ilacı doğru iletişimdir. (Kazım İLHAN)
Birlikte, sıcak, sevecen ve mutlu birlikteliklerin olduğu sağlıklı yarınlar dilerim. Hoşça kalın.











