Merhaba kıymetli okuyucularım;
Yazımın bu ikinci bölümünde ise; Avrupa ve diğer şampiyonlukların gelişiyle, engelli sporcuların kendilerini Türkiye'nin bir ferdi olduklarını göstermeleri, iş, aş ve aile olabilmeleri konusundaki Duayen Hocamızın söylemlerini; buyurun birlikte okuyalım.
TEKERLEKLİ SANDALYE BASKETBOL LİGİ
Turnuvayı protesto eden takıma ikincilik kupası veriliyor. Bunun yanlış olduğunu, sahadan çekilen ve turnuvayı protesto eden takımın tüm turnuvadan diskalifiye edilmesi gerektiğini söyledim.
Bu, tüm spor turnuvaları için uygulanır. Kendilerine bunu izah ettim. Onlar da “Hocam, lütfen bundan sonra bu konularda destek olun.” dediler.
Ben böylece tekerlekli sandalye basketbolunun içine girmiş oldum.
Son tekerlekli sandalye basketbol turnuvası 1995 yılında Antalya’da yapılacaktı. O tarihte Özürlüler Spor Federasyonu Başkanı Sayın Tarık BİTLİS, bu turnuvayı benim organize etmemi istedi.
Kendisini kırmadım. Turnuvayla ilgili küçük bir yönerge hazırladım ve turnuva öncesi tüm takımlara imzalattım. Çok güzel ve sorunsuz bir turnuva yaptık. Turnuva sonunda Sayın Tarık Bitlis’e,
“Sayın Başkanım, bu engelli sporcuları senede bir defa kimse görmüyor. Gelin biz bir Tekerlekli Sandalye Basketbol Ligi kuralım. Bu sayede bu sporcuları her hafta gündeme getirmiş oluruz. Böylece Türkiye’de engelli kişilerin de spor yapabildiği görülür.” dedim.
Bu sporcular da bu spor sayesinde hem spor yapmış olur, hem de kendilerine iş, aş ve eş bularak gelecekte daha iyi bir yaşam elde ederler.
“Organizenin teknik yönünü ben, idari yönünü siz halledin.” dedim.
VE LİGLER BAŞLIYOR...
Sayın Tarık BİTLİS,
“Emin hocam, sizi destekliyorum. Siz teknik olarak hazırlığı yapın, ben idari yönünü hallederim.” dedi.
Ben tekerlekli sandalye basketbolu ile ilgili dokümanları pek bulamadım. Ancak tüm (TBF) basketbol yönetmeliklerini tekerlekli sandalye basketboluna uyarladım. (Müsabaka, disiplin, lisans vb. yönetmelikler...)
10 takımlı çift devreli bir lig oluşturdum.
En önemli konu tekerlekli sandalyeydi. Çünkü takımların çoğunda standart spor sandalyesi yoktu. Bu geçiş döneminde hastane sandalyelerinin fren tertibatını sökerek oynattım. Oyuncuların puanlamaları çok önemliydi.
Bazı oyuncular, önceki yıllarda yurt dışından puanlama kartı almışlardı. Ben de diğer oyuncuların puanlamalarını değerli hocamız Sayın Tunç Alp KALYON’un hazırlamış olduğu “Engelli Oyuncuların Puanlaması” kitabından faydalanarak yaptım.
Şimdi ligin başlaması için teknik komiser ve hakemlere ihtiyacım vardı.
Bu dönemde Nejat PEHLİVAN, İlhan MİNAR, Nejat YENİATAKAN, Ziya KOÇ ve Koray ÇINAR, benimle beraber bu işin başını çekenler olmuştur.
Bu ekibe daha sonra rahmetli Mehmet GÜLMEZ katılmıştır.
Biz İstanbul’dan dört arkadaş kendi aracımızla İskenderun’a, oradan pazar günü Hatay’a geçiyor; hem maça çıkıyor hem de hakem buluyorduk.
Nitekim şimdi yaptığımız emeklerin sonucunu aldık. Selçuk, Nurettin, Dinçer uzun yıllardır uluslararası hakemlerimizdir.
1996 yılında ligimize 10 takımla başladık. Bugün (2020) 4 ligde 62 takımla Avrupa'nın en büyük ligiyiz.
İlk seminerimizi lige başlamadan önce Burdur’da yaptık. Daha sonra IWBF’ten ekip istedim. O ekip önce İstanbul’a geldi. Bir klasifiker, bir uluslararası antrenör, bir hakem hocası (Norbert Kuçero) ve IWBF sorumlusu Rene Moll, hepsini kendi arabalarımızla Adapazarı’na götürdük. Semineri orada yaptık.
Şimdiki federasyon başkanımız Sayın Arif ÖZTÜRK, o zamanın spor müdürü idi. Kendisinin çok yardımı olmuştur.
Başladığımızda Millî Takım ilk turnuvasını Slovenya’da yapmıştır. O tarihte “B” kategorisinde turnuvaya katılıp sadece bir takımı yenmiştir.
Aradan geçen 24 yılda 3 Avrupa finali oynadık; ikisinde ikinci, birinde de Avrupa Şampiyonu olduk.
U22 takımımız bir Avrupa şampiyonluğu, bir dünya ikinciliği kazanmıştır.
Bu arada liglerimizde 125 hakem ve 70 teknik komiser görev almaktadır. Hakemlerin yetişmesi için sayısız kurs ve seminer düzenledim.
Sonuç olarak;
Engelli sporcuların kendilerini Türkiye'nin bir ferdi olduklarını göstermeleri, iş, aş ve aile olabilmelerinde bir payım olduğu için kendimi çok mutlu hissediyorum.
Duayenimiz Emin BAYRAMLAR Hocamızın dünden bugüne kadar yaşanmışlıklarını siz okurlarımla birlikte; tekerlekli sandalye basketboluna gönül vermiş ve hâlâ vermeye devam edenler adına hocama sonsuz saygılarımı sunarım.
“Düşündürebilmek, gelecek için üretilecek ürünün ana kapısıdır.”
(Kazım İLHAN)
“Toplumun ve ailenin en büyük ilacı doğru iletişimdir.”
(Kazım İLHAN)
Birlikte “siz, biz” demeden; sıcak, sevecen ve mutlu birlikteliklerin bir arada olduğu, sağlıklı ve neşeli yarınlar dilerim.
Hoşça kalın.











