Merhaba kıymetli okuyucularım;
Bir ülkenin nabzı, yalnızca ekonomisiyle, siyasetiyle değil; insanının birbirine nasıl davrandığıyla ölçülür. Bugün elimizdeki veriler, sadece bir istatistik değil… Bir vicdan muhasebesidir.
İstanbul Kültür Üniversitesi tarafından hazırlanan “Türkiye Şiddet Haritası” raporu, hepimizin yüzüne sert bir gerçekle çarpıyor:
Şiddet artıyor. Hem de ürkütücü bir hızla…
Bir yılda yüzde 75 artış…
Bu ne demek biliyor musunuz?
Bu; öfkenin aklı geçtiği, tahammülün yerini tahakkümün aldığı, insanın insana yabancılaştığı bir toplumsal kırılmadır.
Eskiden şiddet denince akla “mahrem alan” gelirdi…
Aile içi tartışmalar, bireysel çatışmalar…
Bugün ise tablo değişti.
Şiddet artık sokakta
Tanımadığımız insanlardan korkar hale geldik.
Birbirimize selam verirken bile tereddüt ettiğimiz bir noktaya sürükleniyoruz
Raporda dikkat çeken en ağır gerçeklerden biri:
Faillerin büyük çoğunluğunun erkek olması…
Bu, sadece bir cinsiyet meselesi değildir.
Bu, yanlış öğretilmiş bir “erkeklik” anlayışının sonucudur.
“Güçlü ol!” diye büyütülen,
Ama “merhametli ol” denmeyen bir neslin sonucudur.
Oysa gerçek güç;
Kontrol edebilmektir.
Sakin kalabilmektir.
Vurmak değil, durabilmektir.
Bir başka tehlike daha var:
Silah…
Ateşli silahların yaygınlaşması, şiddeti sadece artırmıyor, geri dönüşü olmayan bir noktaya taşıyor.
Bir anlık öfke…
Bir saniyelik kontrol kaybı…
Ve bir ömürlük pişmanlık
Ama ne yazık ki artık pişmanlıklar, kaybedilen hayatları geri getirmiyor.
Kıymetli dostlar;
En acı olan ne biliyor musunuz?
Şiddetin sıradanlaşması…
Bir haber daha…
Bir olay daha…
Bir can daha…
Ve biz…
Bir süre üzülüp sonra hayatımıza devam ediyoruz.
İşte asıl tehlike burada başlıyor:
Alışmak…
İnsan, kötülüğe alıştığı gün, vicdanını kaybetmeye başlar.
Peki çözüm ne?
Çözüm; sadece güvenlik önlemleri değildir.
Çözüm; sadece cezalar değildir.
Çözüm;
Ailede başlar…
Eğitimde büyür…
Toplumda kök salar…
Çocuğa öfke değil, sabır öğretilmeli.
Güç değil, merhamet anlatılmalı.
Hak almak değil, hak gözetmek öğretilmeli.
Ve en önemlisi…
İnsan, insana yeniden güvenmeyi öğrenmeli.
Unutmayalım;
Bir toplumun gerçek gücü,
Silahlarında değil…
Vicdanında saklıdır.
Eğer vicdan susarsa,
Şiddet konuşur.
Ve biz susarsak…
Bu sarmal büyür.
Bugün bir karar verelim:
Öfkemizi değil, insanlığımızı büyütelim.
Çünkü bu mesele sadece bir istatistik değil…
Hepimizin hikâyesidir.
Selam ve saygılarımla…
Toplumun Nefesi –
Kazım İlhan
Sosyolog ve Aile Danışmanı












