Merhaba kıymetli okuyucularım;
Finale uzanan bir yolculuk… Karşımızda 35 maçtır yenilmeyen bir İtalyan devi. Ama bizim altın kızlarımız, Filenin Sultanları, sahaya sadece rakiplerine değil, tüm dünyaya karşı mücadele etmek için çıktılar. Aldığımız setlerde fark attık, kaybettiklerimizde ise sadece bir sayı geride kaldık. Bu bile ne kadar güçlü bir takım olduğumuzu gösteriyor.
Evet, şampiyonluk kupası İtalya’ya gitti. Ama biz, bu kızların sahada gösterdiği cesaret, inanç ve mücadeleyle gurur duyuyoruz. Çünkü onlar sadece bir spor müsabakasına çıkmadılar; bir milletin kalbini kazandılar. Her smaçta, her blokta, her savunmada bir ülkenin umudu vardı.
Bu takım, Dünya Şampiyonası yolunda müthiş bir performans sergiledi. Voleybolu sadece bir spor değil, bir tutku haline getirdiler. Tribünleri dolduran binlerce kişi, ekran başında nefesini tutan milyonlar… Hepsi bu ışığı gördü. Ben de gördüm. Bu ışık, Filenin Sultanları’nın ışığıydı.
Yarınlar bizimdir, bizim olacak. Yeter ki isteyelim. Bu özel sultanlar bize bunu gösterdi. Yolunuz açık olsun Filenin Sultanları. Ülkemiz sizi dört gözle alkışlamak, bağrına basmak için bekliyor. Siz bizim nadide, özel sultanlarımızsınız. Gönüllerin şampiyonu olarak tarihe geçtiniz.
Bu başarılar, sadece spor değil; aynı zamanda milletin moral deposu, umut kaynağıdır.
Spor, toplumun nabzını tutar çünkü:
• Birleştirir: Tribünlerde yan yana oturan insanlar, farklı görüşlerden olsa da aynı bayrağın altında birleşir.
• İlham verir: Gençler, sporcuların azmiyle kendi hayallerine tutunur.
• Yarına umut taşır: Her galibiyet, “biz de başarabiliriz” duygusunu pekiştirir.
Bu başarılar, belki sofraya ekmek koymaz ama sofraya umut koyar. Ve bazen umut, ekmekten daha kıymetlidir. Çünkü umut varsa, mücadele de vardır. Sporun sahadaki mücadelesi, toplumun içindeki mücadeleyi besler.
Hayatın içinde kaybolmadan, kendimizi ve çevremizi fark edebilmek; yaşadığımız her anı bilinçle kucaklayabilmek gerekir.
Hayat; 'geldim, gidiyorum' demekten çok daha fazlasıdır. Asıl farkındalık, 'geldim, sizlere daha güzel ve kolay bir yaşamın yeniliklerini getirdim' diyerek vedalaşabilmektir.
Güzel düşünen, güzel yaşayan ve yaşamı güzelleştiren tüm dostlarıma saygılarımı sunarım.
Sonuç olarak:
Her fıkra, her hikâye bir bakış açısıdır.
Kimi zaman güldürür, kimi zaman düşündürür, kimi zaman da gerçeği esprinin gölgesinde gösterir.
“Düşündürebilmek, gelecek için üretilecek ürünün ana kapısıdır.”
— Kazım İlhan
“İnsanın ilim ve edebi, en büyük varlığıdır. Eskimez, çürümez, kaybolmaz.”
— Mevlana
“Toplumun ve ailenin en büyük ilacı, doğru iletişimdir.”
— Kazım İlhan
Yeni haftaya tebessümle ve farkındalıkla başlayabilmek dileğiyle,
sağlıklı, mutlu, neşeli günler dilerim.
Hoşça kalın…
Kazım İLHAN
Sosyolog ve Aile Danışmanı












