Samsun Büyükşehir Belediyesi, son dönemde hayata geçirdiği sosyal odaklı projelerle dikkat çekiyor.
153 Restoranlar; uygun fiyatlı, erişilebilir yemekleriyle öğrenciden emekliye, çalışandan dar gelirliye kadar binlerce kişiye nefes oluyor.
Kent genelinde yaygınlaştırılan ekmek büfeleri, glütensiz seçenekleriyle birlikte sosyal belediyeciliğin kapsayıcı yönünü güçlendiriyor.
Soğuk kış günlerinde mobil mutfaklardan dağıtılan sıcak çorba ise “önce insan” anlayışının somut bir karşılığı olarak hafızalara kazınıyor.
Bu adımlar kıymetlidir.
Teslim etmek gerekir.
Çünkü iyi yapılan iş, görmezden gelinmemelidir.
Ancak sosyal destek yalnızca belediyelerin değil, mahalle muhtarlarının da sorumluluğudur.
Yakın zamanda rastladığım ücretsiz kömür torbaları örneği, yardımların nasıl sunulduğu meselesini yeniden düşünmemize vesile oldu.
Destek; teşhir edilerek değil, onuru koruyarak ulaştırılmalıdır.
Çünkü gerçek sosyal hizmet, görünmeden dokunabilmektir.
Bugün Samsun’da atılan olumlu adımlar, önceki dönemlere kıyasla daha görünür ve daha kapsayıcıdır.
Ancak nihai değerlendirmeyi yapacak olan yine halktır.
Belediyeler farklı olmalıdır;
farklılık ise süslü reklamlarla değil, toplumun yarasına merhem olmakla ölçülür.
Unutmayalım:
El uzatanın eli tutulur.
Samimiyetle uzanan el, toplum tarafından bırakılmaz.
Toplumun nefesi biziz.
Reklamla değil, icraatla nefes olalım.
Kazım İLHAN
Sosyolog – Aile Danışmanı












