Merhaba kıymetli okurlarım, Hafızayı değil, ruhu yıkamak için...
Bugün sizlere bir öğrencimin yüreğinden dökülen sade ama derin bir soruyla seslenmek istiyorum:
“Hocam, okumak ne işe yarar?”
Bir an durdum.
Cevap vermedim.
Bazen en güzel cevaplar, hemen verilmez.
Zamanla, bir kıssanın içinden çıkar.
Ve birkaç gün sonra o cevap, bir yaşam dersi gibi geldi…
Bir Hikâyenin İçinden Gelen Hakikat...
Nehrin kenarındaydık.
Susadığımı söyledim.
Ve öğrencime döndüm:
— “Bana biraz su getir. Ama yerde duran şu eski süzgeçle…”
Gözleri şaşkınlıkla doldu.
Süzgeçle su taşınır mıydı hiç?
Ama denedi...
Bir kez...
Bir kez daha...
Defalarca...
Her seferinde su süzgeçten aktı gitti.
Parmaklarıyla delikleri kapatmaya çalıştı, olmadı.
Daha hızlı koştu, yine olmadı.
Sonunda pes etti:
— “Üzgünüm. Başaramadım…”
Ona gülümsedim.
— “Süzgece bir bak,” dedim.
Kararmış, kirli süzgeç...
Şimdi tertemizdi.
Defalarca içinden geçen su onu yıkamıştı.
Ve işte dedim ki:
Okumak da budur işte.
Her kelime hafızanda kalmayabilir...
Ama ruhundan süzülürken seni arındırır.
Zihnini yıkar, gönlünü durultur.
Farkında olmadan seni dönüştürür.”
Sonuç mu?
Okumak; doldurmak değil, durulmak içindir.
Zihne değil, kalbe işleyen bir eylemdir.
Her okuma, içsel bir yıkanma hâlidir.
Tıpkı su gibi…
Geldiği yeri terk eder ama geçtiği yeri temizler.
Alıntıdır.
Unutmayın sakın kıymetli okuyucularım!
Ezberlemek için değil, hissederek yaşamak için oku.
Kelimeler geçip gider…
Ama sen değişirsin.
İşte bu yüzden:
Okumak işe yarar.
Hem de sandığından çok daha fazla…
Düşündürmek, geleceğin inşasında ilk kapıdır. Kazım İLHAN
“İnsanın ilim ve edebi, en büyük varlığıdır. Eskimez, çürümez, kaybolmaz.”
Mevlânâ
Bu sözlerin değeri, zamanla ve yaşanmışlıkla daha da belirginleşecektir.
Çünkü toplumun ve ailenin en güçlü ilacı, doğru iletişimdir.
Birlikte “biz” olabildiğimiz, sevgiyle kurulan, samimi ve güçlü bağlarla örülmüş yarınlarda buluşmak dileğiyle...
Kazım İLHAN
Sosyolog ve Aile Danışmanı












Yüreğine sağlık güzel bir paylaşım.
Yüreğine ve Eline sağlık çok güzel bir yazı olmuş.