Merhaba kıymetli okuyucularım;
Okullar Korona Virüs nedeniyle erken açılıyor ve her ailede doğal olarak bir tedirginlik var. Bu tedirginlik çözüm alıcı önlemlerle giderilebilir.
Korona virüsünün ilk çıktığı dönemlerde olduğu gibi, çocuklarımızın korunması için alınacak önlemler çok önemli. Mesafe, hijyen ve korunma konularında yazılı söylemler var ama uygulamada ne kadar başarılı olunacağı test edilmeli. Avrupa’daki deneyimler farklı olsa da, bu yaşanmışlıklar bize yol gösterebilir.
Okul idaresi ve öğrenci velilerine çok iş düşüyor. Aileler asla “sorumluluk okulda” diyerek topu üzerine atmamalı. Yoksa sonuç üzücü olabilir.
Ayrıca, okul başarısında ailenin rolü çok büyüktür. Her alanda olduğu gibi eğitimde de üçgen söz konusudur: aile, okul ve çevre. Ve her şeyin başı ailedir. Çünkü anne ve baba çocuğun ilk öğretmenleridir.
Çocuklar sevmeyi, güvenmeyi, iletişim kurmayı, başarıyı ya da başarısızlığı ilk olarak ailede öğrenir. Bu nedenle çocuğun okulda göstereceği başarının temeli aile içindeki yaşantılara bağlıdır.
Maalesef bazen sorumluluk zincirinde herkes birbirini suçlar:
Üniversitedeki hocalar: “Liselerde ne öğretiyorlarsa, öğrenciler düşünemiyor.”
Lise öğretmenleri: “Ortaöğretim öğretmeni işini yapmıyor.”
Branş öğretmenleri: “Sınıf öğretmeni çocuğa hiçbir şey öğretmemiş.”
Sınıf öğretmenleri: “Anaokulu öğretmeni çocuğu okula hazırlamamış.”
Anaokulu öğretmeni: “Bu çocuğa ulaşmak çok zor, anne babası nasıldır acaba?”
Anne: “Beni suçlamayın, babasının ailesini gördünüz mü?”
Gördüğünüz gibi, sonunda tekrar aileye dönülüyor. Alışkanlıklar küçük yaşta öğrenildiğinde kalıcı olur. İskoç filozof David Hume de demiştir ki:
“Alışkanlık, insan yaşamının en büyük kılavuzudur.”
Çocuğu okula başlayan her aile için öğretmenden gelecek övgü ve başarı, altın değerindedir. Bazı ailelerde çocukların başarısı, aile içi huzur ve mutluluğun temel kaynağıdır.
Anne-baba, çocuğun başarılı olması için elinden geleni yaparken, öncelikli görev, aile ortamında çocuğun:
Sevgiyi yaşaması,
Huzuru hissetmesi,
Sorunlarını rahatça paylaşabilmesi,
gibi temel ihtiyaçlarını karşılamaktır.
Araştırmalar gösteriyor ki, huzurlu ve mutlu bir aile ortamına sahip çocuklar okulda daha başarılı olur. Mutsuz ve sorunlu aile ortamlarında yetişen çocuklar ise okulda başarısız olma eğilimindedir.
Sağlıklı bir aile ortamında:
Çocuk kendine güven kazanır,
Sorunlarıyla ilgilenilir,
Başarısızlık durumunda nedenleri araştırılır ve mantıklı çözümler bulunur.
Öğretmenin okulda kazandırmak istediği bakış açısı, davranış ve tutum, evde aile tarafından desteklenmezse maalesef öğretmen yol almakta zorlanır. İngiliz yazar Charles Dickens de demiştir ki:
“Bir memleketin yükselmesi ev ve aile muhabbetine bağlıdır.”
Sonuç: Tüm öğrenci aileleri ve öğretmenler, çocukların geleceği için ağır bir sorumluluk üstleneceklerini bilmelidir.
Düşündürebilmek, gelecek için üretilecek ürünün ana kapısıdır. (Kazım İLHAN)
Toplumun ve ailenin en büyük ilacı doğru iletişimdir. (Kazım İLHAN)
Sizlerin düşünce ve duyguları benim için çok değerli; paylaşmak ve paylaşılmasını istediğiniz konuları bekliyorum.
Birlikte, siz-biz demeden, sıcak, sevecen ve mutlu birlikteliklerin olduğu sağlıklı ve neşeli bir eğitim yılı geçirmenizi dilerim.
Hoşça kalın.
KAZIM İLHAN
Sosyolog ve Aile Danışmanı











