Merhaba kıymetli okuyucularım;Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk, sporun her branşının yapılmasını ve başarı elde edilmesini Türk milletine tavsiye etmiştir.
Büyük olmak için hiç kimseye iltifat etmeyeceksin; hiç kimseyi aldatmayacaksın; memleket için hakiki mefkûre ne ise onu görecek, o hedefe yürüyeceksin.
Herkes senin aleyhinde bulunacaktır; herkes seni yolundan çevirmeye çalışacaktır. Fakat sen buna mütehammil olacaksın; önüne nihayetsiz mânialar yığacaklardır.
Kendini büyük değil, küçük zayıf, vasıtasız, hiç telâkki ederek, kimseden yardım gelmeyeceğine kani olarak bu maniaları aşacaksın. Bundan sonra sana büyüksün derlerse, bunu söyleyenlere güleceksin.
Bu nedenle; Her çeşit spor faaliyetini Türk gençliğinin milli terbiyesinin ana unsurlarından saymak lâzımdır.
Bu işte hükümetin şimdiye kadar olduğundan daha çok ciddi ve dikkatli davranması, Türk gençliğinin spor bakımından da milli heyecan içinde, itina ile yetiştirilmesi önemli tutulmalıdır.
Atatürk, genç nesilin bilimin ışığında ruhen, ahlâken, zihnen ve bedenen çok iyi bir konumda olmasını istemiş, bu uğurda spor faaliyetlerine ve sporculara çok büyük değer vermişti.
Gelelim bugünkü futbol ve diğer branşlar da yaşadıklarımıza;
Daha önceki yazımda; Her zaman görev sorumluğunu bilen hakemlerimizin bahtlarının açık olmasını ve.OnlaraAllah hakem şansı versin demiştim.
Dün akşam Denizlispor takımı ile Eyüp spor karşılaşmasını izlediyseniz son dakikada ceza sahası içinde Eyüp sporlu bir oyuncunun eline topçarpıyor.
Denizlispor oyuncusu hakemi uyarıyor; Fakat orta hakemin nede VAR’ da görev alan hakemler bu söyleme itibar etmiyorlar. Ayrıca Eyüp sporun oyuncusundan da centilmenlik adına tık yok. Belki bana benim elime top çarptı diyen FUTBOLCUNUN kendi sonunu hazırlamış olur dersiniz.
Fakatmüsabaka sonundaDenizlispor’unTeknik direktörü feryadını haklı olarak dillendiriyor.
Çünkü puan alamayan Denizlispor olurken, haksız üç puanalan bir Eyüp sporgelecek adına takım ve taraftarlarını düşündürüyor.
Bu duruma neden olan sorumlulara elbette MerkezHakem Kurulugerekenimutlaka yapmalıdır ki ders alına bilsin.
Evet, Oyun içindeki müsabakalarda görev alan futbolculara ise ne demeli?
Futbolcuların var’ada yok ’ada yerli yersiz tepki göstermeleri veoyunu çirkinleştirmeleridir
Özellikle son zamanlarda Futbolcuların sahada faul yaptıkları halde yapmadıklarını veya faul olmayan pozisyonlarda faul olmuş gibi davranmalarına daha doğrusu siz milletimin sahte her türlü haksız şovlarına karşı empati yapmalarını istiyorum.
Sonuç olarak;
Bugün her türlü spor dalında olumsuz yaşanılan ve yaşatılanları gelecek adına yaşamamak için.Ata’mızın aşağıda belirtmiş olduğu özlü sözünü asla aklımızdan çıkarmamalıyız.
Atatürk, bir sporcuda yalnızca beden gücü ve yetenek değil, tüm bunların yanı sıra, iyi ahlâk ve zekânın da bulunmasını talep etmiş ve bu düşüncesini de; “BEN SPORCUNUN ZEKİ, ÇEVİK VE AYNI ZAMANDA AHLÂKLISINI SEVERİM.” sözleriyle dile getirmişti.
Ayrıca;Samsun sporumuza süper lig yolunda emek veren Başta başkanımız, yönetim kurulu,teknik direktör ile ekibi, oyuncular ve de vefalı taraftarımıza sonsuz saygılarımı sunarım.
Düşündürebilmek, gelecek için üretilecek ürünün ana kapısıdır. ( Kazım İLHAN)
Bu sözün ne kadar önemli olduğunu konular işlendikçe fark edeceğimizden eminim.
Toplumun ve ailenin en büyük ilacı doğru iletişimdir. ( Kazım İLHAN )
İnsanın ilim ve edebi, en büyük varlığıdır. Eskimez, çürümez, kaybolmaz.( Mevlana)
Birlikte siz, biz demeden, sıcak, sevecen ve mutlu birlikteliklerin bir arada olduğu sağlıklı neşeli yarınlar dilerim. Hoşça kalın.
KAZIM İLHAN
SOSYOLOG VE AİLE DANIŞMANI











