Merhaba kıymetli okuyucularım;
Hepimiz yaşarken birer engelliyiz; ancak bunun farkındalığını yaşayarak çözüm üretmek çoğu zaman zordur. Şimdi bir de düşünün, ağır engelli olup çözüm kapıları maddi ve insan odaklı olmadığı için hayatı altüst olmuş bir kardeşimizin sıkıntılarını sizlerle paylaşmak istiyorum.
Bu sevgili kardeşimize ve bu durumda olup sesini duyursa da çözüm üretilemeyen insanlara birlikte nasıl bir çözüm üretebiliriz?
Yazımın başında da belirttiğim gibi, çok saygı duyduğum bu kardeşimiz, ağır engelli olmasına rağmen toplumun derdine deva olmak için canla başla çalışıyor. Ama terzi misali kendi söküğünü dikemiyor.
Sebebi; bu kardeşimiz 70 yaşın üstünde annesiyle birlikte yaşıyor. Fakat annesinin rahatsız olması ve kendi ağır engelli olması nedeniyle yatılı bir bakıcıya ihtiyaçları var.
Düne kadar bir hasta bakıcısı vardı; ancak bazı nedenlerle ayrıldıktan sonra, dünyada ve ülkemizde koronavirüs sürecinin etkisiyle bakıcı bulmak da zorlaştı. Ailece üç aydır büyük sıkıntı yaşıyorlar. Ayrıca on aydır aynı durumda olan, maddi ve manevi sıkıntılarla baş edemeyen çok sayıda insanımız var.
Sizce adil bir dünya var mı?
Takdir senindir Ya Rabbi! Sen ki imkânsızı mümkün kılansın; darda koyma bizi, dara düştüğümüzde de şükredenlerden eyle bizi.
Engelli olup da engellilerin halini görmezden gelen, kendi dünyalarıyla mutlu olan insanlar olduğunu biliyorum. Bu durum vicdanımı rahatsız ediyor. Eğer benim yanlışım varsa, bu konuda bilgisi olanların bana ulaşmasını rica ederim. Unutmayalım, bugünün yarınları var.
Düşündürebilmek, gelecek için üretilecek ürünün ana kapısıdır. (Kazım İLHAN)
Bu sözün ne kadar önemli olduğunu, konular işlendikçe fark edeceğimizden eminim.
Toplumun ve ailenin en büyük ilacı doğru iletişimdir. (Kazım İLHAN)
Sizlerin düşünce ve duyguları benim için çok değerli. Paylaşmak ve paylaşılmasını istediğiniz konularınızı bekliyorum.
Birlikte siz, biz demeden, sıcak, sevecen ve mutlu birlikteliklerin olduğu, sağlıklı ve neşeli yarınlar dilerim. Hoşça kalın.











