Merhaba kıymetli okuyucularım: Vatanın her karış toprağına yemin etmiş, göğsünü siper eden bir meslek grubu var:
Mavi bereliler… Onlar, Türkiye’nin gözbebeği olan özel kuvvetlerin yükünü taşıyan, çoğu zaman görünmeyen ama her zaman orada olan kahramanlardır.
Bu kahramanlar arasında yer alan astsubaylar, görevdeki fedakârlıklarıyla olduğu kadar hak arayışlarındaki sessizlikleriyle de dikkat çeker.
Bir mavi bereli astsubay, sadece askeri eğitim almaz; aynı zamanda bir vatan sevgisi terbiyesiyle büyür. Dağda, ovada, sınırda, barışta ve savaşta her zaman görevdedir.
Ancak onların bu yüksek sorumluluğu, her zaman hak ettikleri karşılığı bulmaz. Uzun nöbetler, zorlu koşullar, ailesinden uzak geçen aylar, göz ardı edilen özlük haklarıyla birleşince, ortaya sessiz ama derin bir adaletsizlik çıkar.
Astsubaylar, subaylar ve erler arasında köprü görevi görür. Ne tam yönetici ne de yalnızca emir alandırlar. Ama çoğu zaman ordunun gerçek yükünü taşıyan omuzlar onlardadır.
Buna rağmen sosyal haklar, görev tazminatları, özlük düzenlemeleri ve terfi sistemindeki aksaklıklar, bu onurlu meslek grubunu zorluklarla baş başa bırakmaktadır.
Bu kahraman mavi bereli astsubaylar, 19 Mayıs 2025 tarihinde İzmir’de miting alanında olacaklar.
Neden mi?
Çünkü tek arzuları, görevlerini yaparken ve emeklilikte güvende olmak; emeklerinin karşılığını alabilmek ve ailelerine daha iyi bir gelecek sunmaktır.
Bu sadece bir maaş ya da statü meselesi değil; adalet ve saygı meselesidir.
Devletin gücü, ordusunun birlik ve moralinden geçer.
Mavi bereli astsubayların da içinde bulunduğu bu yapı, ancak hak ettiği değeri gördüğünde daha güçlü olur.
Çünkü bir asker sadece silahıyla değil; gördüğü saygı ve değer ile de mücadele eder.
Bugün susuyor olabilirler, çünkü disiplin onların ruhuna işlenmiştir. Ama bu sessizliğin ardında yatan talepler duyulmalı, görülmeli ve çözüme kavuşturulmalıdır.
Çünkü ASTSUBAYLAR sadece üniformalı bireyler değil; bu milletin geleceği için ter döken gerçek kahramanlardır.
Ayrıca unutulmamalıdır ki; Atatürk’ü anlamak, yaşadıklarını ve fikirlerini bilmekle mümkündür. Gazi Mustafa Kemal Atatürk,
“Benim gelecekteki emellerimi gerçekleştirmeyi üstlenen gençler!
Bir gün bu memleketi sizin gibi beni anlamış bir gençliğe bırakacağımdan dolayı çok memnun ve mesudum.” diyerek Türk gençliğine olan güvenini en açık biçimde ifade etmiştir.
Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşuna giden yolda, 19 Mayıs 1919’da atılan o ilk adımın üzerinden tam 106 yıl geçti.
Bu vesileyle başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, vatanımız için mücadele eden tüm kahramanlarımızı saygı ve minnetle anıyoruz.
Toplumun ve ailenin en güçlü ilacı, doğru iletişimdir.
Sevginin özü, kendi sevgini göstermekle başlar. – Kazım İLHAN
İnsanın ilim ve edebi, en büyük varlığıdır. Eskimez, çürümez, kaybolmaz. – Mevlâna
Düşündürebilmek, gelecek için üretilecek ürünün ana kapısıdır. – Kazım İLHAN
Birlikte, “siz” ve “biz” demeden; sıcak, sevecen ve umut dolu yarınlarda buluşmak dileğiyle… Hoşça kalın.
Kazım İLHAN
Sosyolog ve Aile Danışmanı











