Kıymetli okuyucularım;
Her şey hızlandı…
Zaman hızlandı, hayat hızlandı, insanlar hızlandı.
Ama gönüller yavaşladı.
Bir zamanlar mahallelerde iftar sofraları kurulurdu. Komşu komşuya seslenir, sofralar büyüdükçe kalpler de genişlerdi. Apartmanlar sadece beton değil, aynı zamanda muhabbetin, paylaşmanın ve dayanışmanın mekânıydı. Bugün ise hayatın koşuşturması, ekonomik zorluklar ve dijital dünyanın içine çektiği yalnızlık; insanları aynı şehirde ama ayrı hayatlarda yaşar hale getirdi.
İşte tam da bu noktada Ramazan ayı, sadece bir oruç ayı değil; bir hatırlayış ayıdır.
Birlikte olmayı, paylaşmayı, sabrı, merhameti ve gönül köprüleri kurmayı hatırlatan ilahi bir çağrıdır.
Ramazan;
kırgınlıkların onarıldığı,
kalplerin yumuşadığı,
sofraların çoğaldığı,
hakların paylaşıldığı bir aydır.
Bugün toplum olarak en çok ihtiyaç duyduğumuz şey; yeniden bir araya gelebilmek, birbirimizin halini sorabilmek ve ortak bir vicdanda buluşabilmektir. Sanal dünyanın içinde kaybolan insan ilişkileri, Ramazan’ın manevi ikliminde yeniden can bulabilir. Çünkü bu ay; sadece aç kalmak değil, kalbi doyurmaktır.
Bu anlayışla sahaya çıkan gönül insanları, Ramazan’ın ruhunu sadece sözle değil, emekle de yaşatmaktadır. Bayraklarımızı, Kur’an meallerimizi, imsakiyelerimizi ve tanıtım broşürlerimizi hemşerilerimizle buluşturmak; esnaf ziyaretleriyle gönüllere dokunmak ve kurulan stantlarda vatandaşlarımızla bir araya gelmek… Bunların her biri, toplumsal bağlarımızı güçlendiren birer manevi dokunuştur.
Dün vardı, bugün eksildi;
ama yarın yeniden olabilir.
Daha güzeli mümkündür.
Daha iyisi mümkündür.
Yeter ki ortak akıl, samimiyet ve liyakatle yürüyelim.
Vatandaşlarımızın ve esnaflarımızın gösterdiği ilgi ve teveccüh, toplumun aslında hâlâ birlik ve beraberliğe ne kadar susadığını göstermektedir. Bu samimiyet, yarınlara dair umudumuzu büyütmektedir.
Ramazan;
barış ayı olsun.
Ramazan;
birleşme ayı olsun.
Ramazan;
toplumu yumuşatma ve paylaşma ayı olsun.
Çünkü Ramazan, sadece takvimde bir ay değil;
toplumun yeniden nefes aldığı bir zaman dilimidir.
Ve o nefes, birlikte alındığında anlam kazanır.
Vefa ,hatırlamakla başlar.
Bu satırlar da o hatıranın birnişanesi olsun.
Bu yazının kaleme alınmasına vesile olan; Ramazan’ın birlik, barış ve toplumsal dayanışma ruhunu sahaya taşıyan Ondokuzmayıs Anahtar Parti İlçe Teşkilatı’na ve özellikle manevi çağrılarıyla gönüllere dokunan şair Bilal Yazıcı hocama teşekkür ederim.
Bayraklarımızla başlayan, Kur’an mealleri ve imsakiyelerle devam eden; esnaf ziyaretleri ve gönül buluşmalarıyla anlam kazanan bu çalışmalar, sadece bir faaliyet değil, toplumsal hafızamızı ve birlik duygumuzu yeniden hatırlatan kıymetli adımlardır.
Gönderilen mesajlar, yapılan ziyaretler ve hissedilen samimiyet; bu yazının ilhamını oluşturmuş, kalemimize yön vermiştir.
İnsanın ilim ve edebi, en büyük varlığıdır. Eskimez, çürümez, kaybolmaz.( Mevlana)
Düşündürebilmek, gelecek için üretilecek ürünün ana kapısıdır. ( Kazım İLHAN)
Toplumun ve ailenin en büyük ilacı doğru iletişimdir. ( Kazım İLHAN )
Kazım ilhan
Sosyolog ve Aile Danışmanı












