Merhaba kıymetli okuyucularım;
Bu başlığı atmamın en büyük nedeni, dilimizden yaşamımıza kadar her alana sirayet eden bir gerçek var:
Koronavirüs belası.
Peki, bu belanın en büyük etkenlerinin farkında mıyız?
Birincisi; işini, aşını kaybetmiş veya kaybetmeye ramak kalmış insanların hem kendilerine hem de ailelerine yaşattıkları sıkıntılar.
İkincisi; 20 yaş altı ile 65 yaş ve üstü insanların yaşam alanlarına çözüm bulmak yine bizlerin ortak sorumluluğudur. Hepimiz nefes almaya çalışan bireyler olarak, bu ülke HEPİMİZİN ORTAK VATANIdır demeyi unutmamalıyız.
Sayın Sağlık Bakanımızın açıklamaları olumlu yönde. Fakat çevremizde gözlemlerimiz, yaşananlar ve deneyimler, bu illeti def etmenin neden bu kadar zor olduğunu gösteriyor.
O zaman buyurun, bu ortak vatan hainlerini sizlerle paylaşayım:
Bazı berberler kuralları uygularken, bazı berberlerde ne önlük ne maske var; içeride oturan sıra bekleyenler ise maskesiz ve yan yana.
Tramvay ve minibüslerde yan yana oturan maskesiz yolcular…
Maskesiz ve eldivensiz manavlarda meyve-sebzeleri kontrol ederek poşetleyenler…
Saat hane ve halkın yoğun bulunduğu alanlarda yan yana oturan maskesiz insanlar…
Sokağa çıkma yasağı olmasına rağmen, maskesiz caddelerde rahatça dolaşanlar…
Elbette, bu konuda duyarlı olan kolluk görevlilerinin de azımsanmayacak kadar çok olduğunu belirtmek isterim.
Peki, her şeyi neden sadece görevlilerden bekliyoruz?
Sonuç olarak; hep birlikte vatanımızdan bu illeti def etmek istiyorsak, sorumsuz insanların en ağır cezaları almaları için üç maymunu oynamadan onları ifşa etmek hepimizin ortak görevidir.
Düşündürebilmek, gelecek için üretilecek ürünün ana kapısıdır. (Kazım İLHAN)
Bu sözün önemini, konular işlendikçe fark edeceğimizden eminim.
Toplumun ve ailenin en büyük ilacı doğru iletişimdir. (Kazım İLHAN)
Sizlerin düşünce ve duyguları benim için çok değerli. Paylaşmak ve paylaşılmasını istediğiniz konularınızı bekliyorum.
Birlikte siz, biz demeden, sıcak, sevecen ve mutlu birlikteliklerin olduğu sağlıklı ve neşeli yarınlar dilerim. Hoşça kalın.











