Merhaba kıymetli okuyucularım;
Depremle ilgili acilen yapmamız gerekenler neler?
Bu konuların neler olduğu aslında herkes tarafından bilinse de, uygulamaya geçebilmek için acilen belediyeler ile ilgili kurumların ortaklaşa çalışma yürütmesi ve yasalarda vatandaşların önüne çıkan sorunların devlet tarafından hızla çözüme kavuşturulması gerekmektedir.
İlk yazımda bu konuları sırayla ve detaylı bir şekilde paylaşacağımı belirtmiştim.
Aksi halde, bu konuda bir adım ileri gidemeyiz.
İlk konuyu buyurun birlikte okuyalım:
Nasıl risk tespiti yapılır?
Binanızın depreme hazır olmadığını düşünüyorsanız, risk tespiti yaptırmalısınız.
Bu noktada iki seçenek vardır: biri “deprem dayanıklılık raporu”, diğeri ise “risk tespiti”dir.
Beş katlı, on daireli bir binada bu tespiti yaptırmanın bedeli ortalama 3.500 – 4.000 TL civarındadır.
Riskli binaların tespiti için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’ndan lisans almış kurumlara tapu ve kimlik fotokopisi ile başvurmanız gerekmektedir.
(Lisanslı kurum ve kuruluşları Çevre ve Şehircilik İl Müdürlükleri’nden öğrenebilirsiniz.)
Bu kurumlar binanıza ilişkin bir rapor hazırlar ve rapor 7 gün içinde belediyeye gönderilir.
İnceleme sonucunda riskli olduğu belirlenen binalar, 10 iş günü içinde Altyapı ve Kentsel Dönüşüm İl Müdürlüğü’ne ve Tapu Müdürlüğü’ne yazılı olarak bildirilir.
Binaya “riskli yapı” şerhi işlenir ve ev sahiplerine tebligat gönderilir.
Binadaki maliklerin bu karara 15 gün içinde itiraz etme hakkı vardır.
Yapılan itirazlar teknik heyet tarafından incelenir.
Eğer binanın riskli olduğu kabul edilirse bina 60 gün içinde yıkılır.
Teknik heyet binanın riskli olmadığına karar verirse, “riskli yapı” şerhi kaldırılır.
Ayrıca yapılan yeni düzenlemelere göre, belediyeler de şikâyet üzerine veya resen (kendiliğinden) riskli binaların maliklerine süre vererek tespit yaptırmalarını isteyebilmektedir.
Bu süre içinde riskli yapı tespiti yapılmazsa, belediye tespiti kendisi yapar ve bedelini Amme Alacakları Kanunu kapsamında tahsil eder.
Bir sonraki yazımın konusu:
Bina riskli ise ne olacak?
Sonuç olarak;
Düşündürebilmek, gelecek için üretilecek ürünün ana kapısıdır.
Kazım İLHAN
Toplumun ve ailenin en büyük ilacı, doğru iletişimdir.
Kazım İLHAN
Sizlerin düşünce ve duygularınız benim için önemli.
Paylaşmak ve paylaşılmasını istediğiniz konularınızı bekliyorum.
Saygılarımla,
Birlikte siz, biz demeden; sıcak, sevecen ve mutlu birlikteliklerin bir arada olduğu, sağlıklı ve neşeli yarınlar dilerim.
Hoşça kalın.











