Kıymetli Okuyucularım,
İşte tartışma tam da burada başlar.
Bugün bir takımın lehine olan karar, yarın başka bir takımın aleyhine olabilir.
Ama adalet, günü kurtaran bir şey değildir.
Adalet;
bugün de, yarın da, her zaman aynı terazide durabilmektir.
Futbol sadece büyük şehirlerin oyunu değildir.
Bu oyun Anadolu’nun da oyunudur.
Stadyumların ışıkları İstanbul’da daha parlak olabilir.
Ama Anadolu’nun emeği, inancı ve mücadelesi de o ışıkların gölgesinde kalmamalıdır.
Kimse takımların önüne geçmemeli.
Ne yönetici, ne hakem, ne de tartışmalar…
Çünkü futbolun gerçek sahibi ne locadaki yöneticilerdir, ne de ekran başındaki yorumcular.
Futbolun gerçek sahibi tribündeki umut ve sahadaki emektir.
Dün gece yine tartışmalar oldu.
Yine açıklamalar yapıldı.
Yine hakem konuşuldu.
Ama unutulmaması gereken bir şey var:
Dünya düzeninde bazen düdüğü çalan değil,
parayı veren prim kazanıyor gibi görünür.
Fakat hayatın ve vicdanın sahasında sonuç tabelası farklıdır.
Çünkü hak edenler,
er ya da geç,
haklarını mutlaka alırlar.
Asıl soru şu:
O haklar adaletle mi verilecek,
yoksa toplumun vicdanında mı yazılacak?
Bunun cevabını artık sadece futbol değil,
bu oyunu izleyen toplum vermelidir.
Saygı ve selamlarımla.
8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü saygıyla, minnetle ve yürekten kutluyorum.
Hoşça kalın.
Kazım İlhan
Sosyolog ve Aile Danışmanı












