Kıymetli okuyucularım,
Bir çocuk düşünün…
Sınıfta yerinde duramıyor, defterine yanlış sayfaya yazıyor, öğretmeni “dalgın” diyor.
Bir başka çocuk… Çok zeki ama sınavda zamanı yetiştiremiyor, ödevlerini son ana bırakıyor, anne-babası “tembel” sanıyor.
Oysa çoğu zaman sorun isteksizlik değil, fark edilmemiş bir nörobiyolojik farklılıktır.
Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) dediğimiz durum, çocukluk çağının en sık görülen rahatsızlıklarından biri olarak; yalnızca bireyin değil, bir toplumun geleceğini de sessizce etkiler.
Bugün “yaramaz” ya da “dikkatsiz” diye etiketlenen nice çocuk, aslında uygun yöntemlerle desteklenebilseydi yarının bilim insanı, sanatçısı ya da lideri olabilirdi.
Ama biz, çoğu zaman etiket koymayı, anlamaktan daha kolay buluyoruz.
Oysa fark etmek, çocuğun kaderini değiştirebilir.
Bir anne-baba, bir öğretmen, bir rehber… Sadece biraz daha dikkatli baktığında bir hayatın yönü değişebilir.
MOXO Dikkat Testi gibi bilimsel araçlar, bu farkındalığın somutlaşmış halidir.
Bu test; çocuğun dikkat süresini, dürtü kontrolünü ve hangi ortamlarda zorlandığını ölçerek bize “nasıl destek olunabileceğini” gösterir.
Yani çocuğu yargılamaz, anlama yolculuğuna kapı aralar.
Bir toplumun sağlığı, sadece hastanelerle değil, farkındalıklı bireylerle ölçülür.
Bir çocuğun dikkatini yakalayabilirsek, geleceğin yönünü de değiştirebiliriz.
Bazen “dikkatsiz” dediğimiz çocuklar, aslında bizim dikkatimize en çok ihtiyaç duyanlardır.
Geliniz; yargılamak yerine anlamaya, eleştirmek yerine destek olmaya, görmezden gelmek yerine fark etmeye niyet edelim.
Çünkü her çocuk, toplumun nefesidir.
Ve nefesimiz tükenmesin istiyorsak, önce birbirimizi duymayı öğrenelim.
Son söz: Dikkat eksikliğini sadece bir çocukta değil, toplumda da yaşıyoruz.
Artık “dikkatli olma” zamanı…
Kendimize, çocuklarımıza ve geleceğimize karşı
“Toplumun ve ailenin en büyük ilacı, doğru iletişimdir.” — Kazım İlhan
“Bir çocuğun gözündeki ışık, toplumun yarınki umududur.” — Anonim
“Çocuklara değer veren toplum, kendine değer verir.” — Kazım İlhan
Yarınlara tebessümle ve farkındalıkla başlayabilmek dileğiyle… Sağlıklı, mutlu, neşeli günler dilerim.
Kazım İLHAN
Sosyolog ve Aile Danışmanı












