Merhaba kıymetli okuyucularım,
Tarihin bazı günleri vardır ki yalnızca bir takvim yaprağı değildir; bir milletin kaderinin yeniden yazıldığı gündür. 18 Mart 1915 işte böyle bir gündür.
Çanakkale’de verilen mücadele, sadece bir savaş değil; bir milletin var olma iradesinin, inancının ve vatan sevgisinin dünyaya ilanıdır. Anafartalar’da, Arıburnu’nda, Conkbayırı’nda verilen direniş, tarihin en çetin ve en anlamlı örneklerinden biridir.
Bu direnişin başında askerlerine şu tarihi emri veren bir komutan vardır:
“Ben size taarruzu değil, ölmeyi emrediyorum.”
Bu söz, bir emirden öte; bağımsızlık uğruna ölümü göze alabilen bir milletin ruhudur.
Hesaplar Bozuldu
İtilaf Devletleri, Çanakkale Boğazı’nı geçerek İstanbul’u ele geçirmeyi planlıyordu. Ancak karşılarında yalnızca bir ordu değil, vatan sevgisiyle kenetlenmiş bir millet vardı. Türk askeri, imkânsız şartlarda bile düşmanı durdurdu.
Sessiz Kahraman
Nusret Mayın Gemisi, savaşın seyrini değiştiren hamleyi yaptı. Döşediği mayınlarla İngiliz gemilerini boğaza gömdü. Bazen bir savaşın kaderini dev ordular değil, doğru zamanda yapılan doğru bir hamle belirler.
Mukaddes Mücadele
Kanla yazıldı bu şanlı tarih.
Geçilmez dedik, geçilmedi bak!
Çanakkale derler buraya…
Şehitler yatar huzur içinde, bayrağımız göklerde dalgalanır. Bu miras, gururla anlatacağımız en büyük emanettir.
Minnetle Anıyoruz
18 Mart Çanakkale Deniz Zaferi’nin yıl dönümünde; başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm şehit ve gazilerimizi rahmet ve minnetle anıyoruz.
Birlikte nefes aldığımız sürece, Çanakkale ruhu daima yaşayacaktır.
Hoşça kalın.
Kazım İLHAN












