Merhaba kıymetli okuyucularım; Gençlerden çok büyük beklentiler içerisindeyiz. Yalnız biz gençlerimize ne verebildik? Gençler bizden neler bekliyor?
Bizler tarihimiz boyunca Türk gençliğine hep güvenmişizdir. Onlar, bizim geleceğimizi, vatanımızı emanet edebileceğimiz neslimizdir. Milli Mücadele dönemlerinde Cumhuriyetimizin kuruluş yıllarında da gençlerimiz her zaman önemli roller üstelenmişlerdir.
Gençlerden beklentilerimiz büyük, peki biz onları anlayabiliyor; beklentilerine cevap verebiliyor muyuz? Son yıllar da yapılan araştırmaların sonuçlarına göre gençlerimizin psikolojik ve sosyal durumlarının bozulduğunu görmekteyiz.
Gençler en çok ”sorumluluk almak, dışlanmak ve yaptığı olumsuz bir davranış sonucu verilen tepkiden korktukları” için bizim beklentilerimize cevap veremiyorlar.
Baktığımız zaman gençlerimiz bizden çok büyük şeyler istemiyor. Yetişkinler ”mış gibi yaşamak” yerine gerçekten düşündükleri gibi davranırlarsa hem anne-baba hem de genç birbirlerinin beklentilerine, isteklerine cevap verebileceklerdir.
Sadece anne-baba değil, toplum da ki her bir yetişkin, gençlerin düşüncelerine önem vermeli, onların da bir birey olduğunu hissettirmelidir. Biz ona ”Yapma!” dediğimiz davranışı kendimiz de yapmamalıyız.
Nasihatler vermek yerine gençlerimize örnek olmalıyız.
Onlarla vakit geçirmeliyiz:
Birlikte kitap okuyabilir, bir çay bahçesinde bir şeyler içebilir, sportif aktiviteler yapabilir ya da gençlik merkezlerin de bulunan kurslara katılım sağlanabilir, birlikte maketler yapılabilir, tiyatro-sinema izlemeye vb. birçok etkinliklere katılıp çocuklarla verimli vakit geçirilebilir.
Çocuğunuzla geçirdiğiniz her anınız da hem siz çocuğunuzun beklentisini karşılamış olurken hem de çocuğunuz sizin beklentilerinizi karşılamış olur.
En önemlisi de birbirinize karşı sevginizi göstermiş olursunuz. Ve bu da pahalıya aldığınız hediyelerden daha değerli olacaktır.
Sonuç olarak; Geleceğimizi emanet edeceğimiz tek umudumuz ve bize emanet olan gençliğimize verebileceğimiz en güzel şey; iyi bir örnek olmak, onlarla vakit geçirmek ve sevgimizi göstermektir.
Düşündürebilmek, gelecek için üretilecek ürünün ana kapısıdır. ( Kazım İLHAN)
Bu sözün ne kadar önemli olduğunu konular işlendikçe fark edeceğimizden eminim.
Toplumun ve ailenin en büyük ilacı doğru iletişimdir. ( Kazım İLHAN )
Birlikte siz, biz demeden, sıcak, sevecen ve mutlu birlikteliklerin bir arada olduğu sağlıklı neşeli yarınlar dilerim. Hoşça kalın
KAZIM İLHAN
SOSYOLOG VE AİLE DANIŞMA











