Merhaba kıymetli okuyucularım; bazı insanlar dua gibidir. Görünmez ama dokunur sana, duyulmaz ama bırakmaz seni.
Ya Rabbi!
Kalplerimizi ilminle süsle, ibadetinle bütün azalarımızı güzelleştir, takva ile keramete kavuştur.
Bugün sizlere Vehbi Akşit (Kuşadası İlçe Müftüsü)’nün yaşamışlığını paylaşmak istiyorum. Buyurun, birlikte okuyalım.
Anadolu’da bir ilçede müftüydüm.
Günlerden cumartesi. Daireler kapalı.
Evde oturacağıma müftülüğe gideyim dedim. Daireye vardım, bir çay demledim. Camdan, cumartesi günleri kurulan pazara bakıyorum.
Kimi almaya, kimi satmaya geliyor.
Müftülüğün karşısındaki bakkalın önüne lüks bir otomobil park etti.
Bakkal “Önümü kapatıyorsun!” diye müdahale etti.
Atışmaya başladılar.
Hemen indim, arabanın sahibine:
“Müftülüğün bahçesinde park edecek yer var, oraya koy.” dedim.
“Olur.” dedi.
Arabayı park ettikten sonra:
“Yukarıda çay demledim, buyur birlikte içelim.” dedim.
“Olur, içelim.” dedi.
Yukarı çıktık.
Bir yandan çaylarımızı içiyor, bir yandan konuşuyoruz.
O sırada içeriye elleri titreyen yaşlı bir hanım girdi. Elinde tek sıra dizilmiş bir tabak incir…
“Oğlum, müftülüğün kapısını açık gördüm de içeri girdim. Ben bu incirleri bizim bahçeden topladım. Pazara satmaya götürüyorum. Parasını da sana getireceğim; bir kız Kur’an kursu yaptırırsınız diye...”
Duygulandırıcı bir samimiyet, niyet ve ihlas...
İkimiz de donup kaldık.
Misafirim dedi ki:
“Kaça satıyorsun?”
Kadıncağız:
“Gönlünden ne koparsa...” dedi.
Adam coştu:
“Peki, bir Kur’an kursu yaptırmaya verir misiniz?”
Ya Rabbi!
Bir tabak incire bir Kur’an kursu...
Siz ne derseniz deyin, bunun adı samimiyetten başka bir şey değil.
Kadıncağız gönülden istemiş.
“Benim ne imkânım var ki?” diye düşünmemiş.
“Bir tabak incirden ne olur?” dememiş.
“Bana gülerler mi?” aklına bile getirmemiş.
Bunlar hep rızayı ilahi için ihlasla yola çıkmanın bereketi...
O kadıncağızın arzusu gerçek oldu.
Sonuç olarak;
Takdir senindir Ya Rabbi!
Sen ki imkânsızı mümkün kılansın;
Darda koyma bizi, dara düştüğümüzde de şükredenlerden eyle bizi.
Düşündürebilmek, gelecek için üretilecek ürünün ana kapısıdır. (Kazım İLHAN)
Bu sözün ne kadar önemli olduğunu konular işlendikçe fark edeceğimizden eminim.
Toplumun ve ailenin en büyük ilacı doğru iletişimdir. (Kazım İLHAN)
Sizlerin düşünce ve duygularınız benim için önemli. Paylaşmak ve paylaşılmasını istediğiniz konularınızı bekliyorum.
Saygılarımla.
Birlikte siz, biz demeden, sıcak, sevecen ve mutlu birlikteliklerin bir arada olduğu, sağlıklı ve neşeli yarınlar dilerim.
Hoşça kalın.











