Bazıları insanları fiyatıyla ölçer.
Kim ne kadar eder?
Kimin karşılığı nedir?
Kim hangi makam için susar?
Kim hangi menfaat için konuşur?
Kim kimin yanında durursa işini görür?
Bütün hesabı budur.
Ama bir şeyi unuturlar:
Her insanın bir fiyatı yoktur.
Bazı insanlar vardır, cebine para koyamazsınız ama gönlüne güven koyarsınız.
Bazı insanlar vardır, makam veremezsiniz ama yanında dimdik durursunuz.
Bazı insanlar vardır, kaybetmekten korkmaz; çünkü karakterini satmadığı sürece hiçbir şey kaybetmediğini bilir.
Asıl mesele de budur zaten.
Menfaat bittiğinde yanında kim kalıyor?
Alkış kesildiğinde kim seni savunuyor?
Koltuk çekildiğinde kim hâlâ “sen benim dostumsun” diyebiliyor?
İşte insanın gerçek çevresi o zaman ortaya çıkar.
Çünkü çıkar ilişkisi kalabalık yapar.
Vefa ise insan biriktirir.
Bugün herkes birbirine gülüyor.
Herkes birbirinin elini sıkıyor.
Herkes “abi”, “kardeşim”, “dostum” diyor.
Ama yarın işler tersine döndüğünde o kelimelerin kaç tanesi yerinde kalacak?
Bunu zaman gösterir.
Gölge Adam'ın kimseye düşmanlığı yok.
Ama bir itirazı var:
İnsanları satın alınabilir sanmayın.
Çünkü para ile makam satın alınabilir.
Sessizlik satın alınabilir.
Hatta bazı insanların dostluğu bile bir süreliğine satın alınabilir.
Fakat karakter satın alınamaz.
Onur kiralanamaz.
Vicdan pazarlık konusu yapılamaz.
Ve insanın gerçek değeri, kendisine teklif edilen rakamla değil; o rakamı reddedebildiği yerde ortaya çıkar.
Bugün güçlü olan yarın olmayabilir.
Bugün kapısında sıra olanın yarın kapısını çalan kalmayabilir.
Bugün herkesin aradığı telefon, yarın cevapsız kalabilir.
Ama geriye bir şey kalır:
İnsanın adı.
İşte o isim temizse, makam gitse de insan ayakta kalır.
Kirliyse, dünyanın bütün koltukları bir araya gelse de onu temizlemeye yetmez.
O yüzden Gölge Adam bugün tek cümle bırakıyor:
Herkesin bir fiyatı olabilir sananlar, önce kendi değerlerinin kaç para ettiğine baksın.
Çünkü bazı insanlar üç kuruşa satılmaz.
Bazıları milyonlara bile alınamaz.
Ve bazıları…
Sadece adamdır.
Gölge Adam









