Merhaba kıymetli okuyucularım;
Bu başlığı atmamın en büyük nedeni, sizlere yaşamış ve yaşanmakta olan bir durumu aktarmak ve Sağlık Bakanlığı tarafından her gün yapılan uyarılara rağmen toplumun büyük bir kesiminin işin bilincinde olmamasıdır.
Gelelim gözlemlerime:
Ben Samsun’da yaşayan ve işim gereği şehir merkezinde bulunan biri olarak Saathane Meydanı’ndan bahsetmek istiyorum.
Biliyorsunuz, o alanda Samsun’un simgesi olan Büyük Camii bulunuyor. Devletimizin 65 yaş ve üstü vatandaşlarımız için toplu taşıma araçlarını ücretsiz yapması nedeniyle, büyüklerimiz bu çevredeki kahvehanelere geliyor ve burada sohbet ediyor. Kimi namazlarını Büyük Camii’de kılıyor, ardından evlerine dönüyor.
Burada sözüm olamaz, çünkü bu doğal bir durumdur. Ancak korona virüsü gibi bulaşıcı bir hastalık söz konusu olduğunda Devletimizin tüm görsel ve yazılı uyarılarına rağmen, kahvehaneler hâlâ dolu. Hapşıranların sayısı az değil; ama elini ağzına kapatan veya mendil kullananların sayısı çok az.
Bu insanlar evlerine döndüğünde, hanede yaşayan diğer bireyler için ciddi bir risk oluşturuyor. Devletimizin geçici önlem kararlarını gönülden destekliyorum ve desteklemek zorundayız. Çevremizdeki diğer ülkelere bakmak bile yeterli bir örnek olabilir.
Toplu taşıma araçlarında da dikkat şarttır. Uzun yolculuklarda, ister otobüs, ister hava yolu olsun, insanların mutlaka maskelerini takmaları gerekir. Geçen gün İzmir’den dönerken çift koltukta oturdum; arkamdaki kişi hapşırıyor ama ne elini ağzına kapatıyor ne de maske takıyor. Bu durumda görevliye haber verdim ve anons yapmalarını sağladım.
Bu tür alanlarda daha sıkı önlemler alınmalı; aksi hâlde daha büyük sorunlarla karşılaşabiliriz. Sorunun temel nedeni, bazı vatandaşlarımızın işin ciddiyetini fark etmemesi ve umursamamasıdır.
Sonuç olarak:
Düşündürebilmek, gelecek için üretilecek ürünün ana kapısıdır. (Kazım İLHAN)
Toplumun ve ailenin en büyük ilacı doğru iletişimdir. (Kazım İLHAN)
Sizlerin düşünce ve duygularınız benim için önemli; paylaşmak ve paylaşılmasını istediğiniz konularınızı bekliyorum.
Birlikte, siz ve biz demeden; sıcak, sevecen ve mutlu birlikteliklerin bir arada olduğu sağlıklı, neşeli yarınlar dilerim. Hoşça kalın.











