Sevgili Okurlarım,
Bugünkü sohbetimizde sizlerle farklı konularda dertleşmek istiyorum.
Aylardır süregelen İsrail zulmünden bahsetmek istiyorum.
Bu nasıl bir devlet ki, laf anlamaz, söz dinlemez; adeta bir eşkıya ülkesidir.
Peki, İslam ülkeleri ne zaman bir araya gelecekler?
Bir karış toprağı, bir avuç insanı olan bu gözü dönmüş canileri alt edemiyoruz. Sadece konuşmalar yapılıyor, sürekli toplantılar düzenleniyor ama sonuç alınamıyor.
Yine zalim istediğini yapıyor ve İslam ülkeleri seyirci kalıyor.
Biz, ülke olarak birlik olamamışken, diğer ülkelerden ne bekliyoruz?
Kur'an-ı Kerim’de Allah’ın sürekli bahsettiği, lanetli bir millet olan Yahudi ırkı ve Siyonist İsrail var karşımızda.
Onlara kızmamıza gerek yok, önce kendimize bakmalıyız. Kendimizi düzelttiğimizde, Allah’ın izniyle her şey düzelecek; ülkemiz, dünyamız ve geleceğimiz düzelecek.
Yıllarca boş işler peşinde koşmaktan, ülkenin gerçek sorunlarıyla ilgilenmeyen, yozlaşmış yöneticiler, insanların giyimi kuşamıyla uğraşan idareciler…
Hırslarını tatmin etmek için yasaları eğip bükenler var karşımızda. Sonra şikâyet ediyoruz; İsrail masum insanları katlediyor diyoruz.
Peki, kullandığımız günlük ürünlere baktınız mı?
Çoğu Yahudi kökenli.
Neden vazgeçemiyoruz?
Neden onları zengin ediyoruz?
Verdiğimiz her kuruş, Filistin’de Müslümanlara bomba olarak geri dönüyor.
İnsan önce kendini düzeltecek.
En alttan en üstteki yöneticiye kadar herkes kendini sorgulamalı.
Çiftçi, işçi, memur; herkes hakkını almalı, hak ettiği kadar çalışmalı.
Yönetici de vatanın ve milletin menfaatine göre hareket etmeli.
Toplumun her kesimi baştan aşağı kendini gözden geçirmelidir.
Bir kişinin yüzüne söyleyemediğiniz şeyi arkasından söylemeyin.
Yüreğiniz varsa ve haklı bir dava için uğraşıyorsanız, milletin ve vatanın menfaati varsa, çıkın yüzüne söyleyin.
Sürekli toplumun manevi değerlerini kaybettiğinden şikâyet ediyoruz.
Her kesim şikâyetçi, ama kimse bir şey yapmıyor.
Neden?
Çünkü birilerinin menfaatine dokunuyor.
Toplumun bu hale gelmesinin sebebi kim?
Tabii ki hiç kimse suçu üzerine almak istemez.
Bir genç annesinden uyuşturucu bağımlısı olarak mı doğar? Bir genç annesinden katil olarak mı doğar?
Televizyon programlarına, dizilere bakın.
Allah aşkına, hangisi toplumun yararına bir iş yapıyor?
Bunlara kim dur diyebiliyor?
Sonuç?
Aile faciaları, genç kızların dizi özentileri, yozlaşan ilişkiler...
Şimdi size soruyorum:
Neden İsrail’i suçlu ilan ediyoruz?
Hadi ettik, peki biz neden önce kendi toplumumuzu düzeltmeye çalışmıyoruz?
Biz Müslümanlar neden birlik olamıyoruz?
Aile, toplumun en küçük birimidir. Aile değerleri sağlam olmalı ki, toplum ayakta kalsın. Bazı şeyler konuşmakla olmaz, artık icraata geçme zamanıdır.
"Ainesi iştir kişinin, lafa bakılmaz"
demişler. Şimdi toplumda kime sorsanız herkes evliya, herkes namuslu!
İyi de, neden dürüstlükten taviz veriliyor?
Herkes namus bekçiliği yapıyor.
Şimdi size soruyorum:
Kim suçlu?
Bu toplum bu hale nasıl geldi? Kimse kendisinden kaynaklanmadığını söylüyor.
Resmi kurumlara bakın; liyakatsizlik, başıboşluk almış başını gitmiş.
"Salla başını, al maaşını" havası var. Hayat çok kısa, bunun bir hesabı olacak elbette.
Yapanın yaptığı, zalimin zulmü yanına kâr mı kalacak?
Dünya adaleti işe yaramıyorsa, yüce adalete inanın. Elbet bir gün tecelli edecektir.
Hani bir söz vardır:
"Mal sahibi, mülk sahibi, hani bunun ilk sahibi?
Mal da yalan, mülk de yalan, al biraz da sen oyalan."
Şimdi size soruyorum; zenginler, kudretli ağalar, yöneticiler, iş adamları dünyaya kök mü saldılar?
Ne oldu?
İki metre kefenle gittiler.
Ne götürdüler?
Onlar pahalı kefene sarıldılar, biz ucuzuna sarılırız.
Yaşadığımız sürece musallada
"Bu mevtayı nasıl bilirdiniz?" dediklerinde, canı gönülden "İyi bilirdik" diyen dostlar kazanmak ne güzel bir şey.
Geçen gün bir resmi kurumun önünden geçtim, içeride çalışan 25 kişi yoktur ama otoparktaki arabalara baktım, hepsi son model.
Her çalışan bir araç sahibi!
Bu, sadece küçük bir devlet kurumu. Diğerlerini söylemiyorum bile.
Lütfen hayat pahalılığından, yozlaşmadan dem vurmayalım.
Lüks yaşayacaksın, hayatı en güzel şekilde yaşayacaksın, Atakum sahillerindeki eğlence mekanları dolup taşacak, rezillikler yaşanacak ve sonra İsrail zulmünü, trafiği, toplumun yozlaşmasını şikâyet edeceksin.
Var mı böyle bir dünya?
Önce çuvaldızı kendimize batıralım, sonra başkalarını iğneleyelim.
Kalın sağlıcakla dostlar.













Tebrik ediyorum mükemmel