Kıymetli okuyucularım,
Hayatımızın en büyük derdi sahipsizliktir. Bu sahipsizlik bazen bir insan olur, bazen dilsiz bir hayvan, bazen de bir fikir, bir değer. Sahipsizlik, bir toplumun en sessiz çığlığıdır.
Bir ışığın kapı aralığından süzülerek karanlığı aydınlatması gibi, bu yazı da topluma nefes vermek, uyanışa vesile olmak için yazıldı. Çünkü nefes almak sadece fiziksel bir ihtiyaç değil; ruhsal bir diriliştir.
Sağlıklı yaşamak önce akıl sağlığıyla başlar, sonra beden sağlığıyla devam eder. Para bir şekilde bulunur; ama sahiplenilmek, paylaşabilmek, bir olmak, birlikte olmak… İşte bunlar toplumun gerçek zenginliğidir.
Bugün hedefi olmayan, günü kurtarmaya çalışan bir toplum, sahipsiz kalmaya mahkûmdur. Oysa toplum olmak;
Aileyle başlar,
Çevreyle büyür,
Mahalleyle şekillenir,
Okulla taçlanır.
İyi bir eğitimle yetişen evlatlar, gelecekte ailesine, toplumuna ve ülkesine sahip çıkar. Hedefimiz önce uyanmak, sonra yol almak, ardından yaşamın kazancındaki zevki yaşamak olmalı.
Hayat bir bütündür. Bu bütünlükte huzur ve düzen varsa, orada insan vardır. Ama ne yaptığını bilmeyen, ne için yaşadığını sorgulamayan boş insanlar, huzursuzluk getirir.
Benim sözüm şudur:
Hedefsiz insan, ölü insandır.
Hz. Ali’nin “Bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum” sözü, bu yazının özüdür. Çünkü bir kelime bile bazen
bir hayatı değiştirir.
Nefes alırken düşünmek gerekir. Parmaklarımız klavyeyle boğuşurken, hayallerimiz toplum için yaşasın. Sahipsizliğe
karşı bir duruş, bir ses, bir nefes olalım.
“Toplumun ve ailenin en büyük ilacı, doğru iletişimdir.” — Kazım İlhan
Yarınlara tebessümle ve farkındalıkla başlayabilmek dileğiyle...
Sağlıklı, mutlu, neşeli günler dilerim.
Kazım İLHAN
Sosyolog ve Aile Danışmanı











