Kıymetli Okuyucularım,
Hatay’ın Antakya ilçesinde, bir terzi dükkânının camına asılan tek cümle, hem tebessüm ettiriyor hem de derin bir düşünceye davet ediyor: “Kefene cep dikilir.”
Bu söz, sadece bir esnafın mizahi çıkışı değil; aslında toplumun cimrilik, tutumluluk ve savurganlık üçgenine tutulmuş bir aynadır.
Niyazi Altınöz, 30 yıllık meslek hayatında binlerce müşteriyle karşılaştı. Kimi abur cubura para harcarken gözünü kırpmıyor, kimi ise terzinin emeğine gelince pazarlık yapmadan duramıyor. İşte bu çelişkiyi yıllardır dile getiren terzi, sonunda sözünü camına yazdı.
“Kefene cep dikilir” ifadesi, cimrilere ince bir mesajdır: Parayı öbür dünyaya götürmek mümkün değil. İnsan, yaşarken paylaşmayı, emeğe değer vermeyi öğrenmeli. Çünkü kefenin cebi yok; hayatın son demi, biriktirdiklerimizi değil, paylaştıklarımızı yanımıza alıyor.
Bu yazı, sadece Hatay’da bir dükkân camında değil, hepimizin zihninde yankılanmalı. Çünkü yaşantının son demi bize şunu hatırlatıyor:
• Savurganlık ömrü tüketir.
• Cimrilik gönülleri kurutur.
• Tutumluluk ve paylaşım ise hem dünyada hem ahirette huzur getirir.
Altınöz’ün sözünü fotoğraflayanlar aslında kendi hayatlarına da bir not düşüyor: “Kefene cep dikilir” diyerek, paranın değil, iyiliğin ve emeğin kalıcı olduğunu hatırlıyorlar.
Nefesdaşlık Çağrısı
Her nefesimiz bir ortaklık, her paylaşım bir nefesdaşlık. Terzinin camındaki yazı, aslında hepimize şunu söylüyor: “Ömrün son deminde yanına alacağın tek şey, nefesdaşlarınla paylaştığın iyiliklerdir.”
Kefene cep dikilmez; ama gönüllere dikilen iyilik cepleri, sonsuzluğa taşınır.
Kapanış Sloganları (Alternatifler):
• “Kefene cep değil, gönüle iyilik dikilir.”
• “Hayatın son demi, paylaştığın nefesle ölçülür.”
• “Parayı değil, iyiliği biriktir.”
Hoşça kalın.
Kazım İlhan
Sosyolog ve Aile Danışmanı
Toplumun Nefesi












