Kıymetli okuyucularım,
Bugün bir durakta bekleyen yaşlı bir teyzenin gözlerine bakınca,
Orada bir ömür görüyorsun.
Bir sabır, bir dua, bir bekleyiş…
Ve belki de fark edilmek isteyen bir kalp.
Gençler hızlı yürüyor, ekranlar daha hızlı akıyor.
Ama insanın içindeki boşluk, hiçbir teknolojiyle dolmuyor.
Çünkü insan; sadece bilgiyle değil,
Dokunmayla, hissetmeyle, birlikte ağlayıp gülmeyle büyür.
Aile dediğimiz şey, sadece aynı soyadı taşımak değil;
Birbirinin yükünü hafifletmek,
Birbirinin acısına omuz vermek,
Ve birlikte bir anlam inşa etmektir.
Bugün bir çocuğun gözyaşı,
Yarın bir toplumun sessiz çığlığı olabilir.
O yüzden her ev, bir okul;
Her baba, bir rehber;
Her anne, bir dua olmalıdır.
Ben “yaşamak” kelimesini yeniden tanımlamak istiyorum:
Yaşamak, sadece nefes almak değil;
Bir başkasının nefesine umut olabilmektir.
Yaşamak, sadece kendini kurtarmak değil;
Bir başkasının düşmemesi için el uzatmaktır.
Ve yaşatmak…
İşte o, kalbin aynasıdır.
Bir sözle, bir tebessümle, bir hatırlamayla…
İnsanı insana hatırlatmakla olur
Bu satırlar, 14 Kasım 2025 tarihinde, saat 22:45’te kalemimden dökülen bir iç sesin yankısıdır.
Yarınlara tebessümle ve farkındalıkla başlayabilmek dileğiyle… Sağlıklı, mutlu, neşeli günler dilerim.
Kazım İLHAN
Sosyolog ve Aile Danışmanı












