Merhaba kıymetli okuyucularım,
Koronavirüsünün insanlara yaşattığı bir yaşanmışlığımı sizlerle paylaşmak istiyorum.
Sabah, kurumsal yönetimli bir markete giderek alışverişimi yaptıktan sonra, ödeme yapmak için kasaya gittim. Benim peşimde iki kişi daha kasada bekliyordu ki;
Market kapısından hızla, 30 veya 35 yaşlarında biri içeri girdi. O an kasada görevli bayan, “Maskesiz içeri giremezsiniz,” dedi.
Fakat şahsın umurunda mı? “Bir şey olmaz, hemen ekmek alıp çıkarım,” diyerek içeri geçti. Ekmek dolabından ikili poşetlerde bulunan ekmeklerden birini poşetten çıkarmış olarak, elinde ekmek kasada sıra bekleyenlerin önüne geçerek parayı uzattı.
Kasiyer ve oradakilere bakarak saldırgan tavırlarla söylenmeye başladı; sanki bu maskeler etkili mi, en fazla iki saat etkisi var, dedi.
Devletin bu tür yerlere girişte maske takma zorunluluğu olduğunu söylediğimde, sadece kasiyerde bulunan bayan evet dedi. Diğerleri de sessizce, sanki tiyatro oyunu izler gibi izlediler. “Takmanız gerekir,” dediğimde, “DEVLET VERMİYOR Kİ TAKAYIM,” dedi. Görevli bayan da, “Girişte ben size maskesiz içeri girmeyin, yoksa vereyim, demiştim,” dedi.
Beyefendi, “Sizin gibi bu tür düşünceye sahip insanlar yüzünden bu illetten kurtulamıyoruz,” dediğimde, bana dönüp, “Bak, sen benden büyüksün, benim kayışımı kopartma, kopmak üzere,” diyerek hem diklendi hem de söylenerek çekip gitti.
Ben döndüm ve kasiyerdeki bayana, “Bakın, sizin yanlış uygulamanızdan dolayı bu tür insanlarla ben ve benim gibi düşünen insanlar muhatap oluyorsunuz,” dediğimde, çaresizlik içinde, “Beyefendi, normal tavırlı bir insan değil ki,” dedi.
Daha sonra sırada bekleyen diğer insanlara, “Sizler neden herhangi bir müdahalede bulunmadınız?” dediğimde, çıt yok.
Bu gibi insanlar, karşısındakileri sindirme politikası sayesinde hem ekmeğini ikili paketten çıkardı hem de kasaya herhangi bir poşet olmadan ekmeği koydu. PARASINI ÖDEDİ ve çekip gitti.
İstemem ama kendisiyle birlikte o ekmekten yiyenlerin de HİJYEN KURALLARINA uymadığından dolayı “Koronavirüse hoş geldin,” dedirtmiş olabilir diye düşünmedim desem yalan olur.
Sonra da diyoruz ki, kurallara uyalım. Yaşadığım bu örnek ve buna benzer nice yaşanmışlıklar vardır.
Sayın Valim; diyeceğim şu ki, bu ve bunun gibi yasaklı kuralları uygulamayanları ancak para cezaları disipline eder.
Ayrıca bir beklentim de, bilinçli insanlar bir olup medeni bir şekilde bu insanlara karşı birlikte tepki vermelidir. Yoksa bu illet hastalığın NE ÖNÜNE GEÇERİZ, NE DE ÇİFTE BAYRAM YAŞARIZ.
Bitmez cahile;
ANLAMI: Güzelliklerin simgesi olan gülün çalıda yaşaması düşünülemez. Aynı şekilde, cahil kişiye de sözün doğrusunu anlatmak mümkün değildir. Cahil olduğu için, kendi bildiklerinin dışında doğruların bulunduğunu kabul etmesi mümkün değildir.
Sonuç olarak; bu gidişle kurallara harfiyen uyan bilinçli insanlar da artık bu insanlardan dolayı kayışı sıyırmak üzere. Bilesiniz…
“Düşündürebilmek, gelecek için üretilecek ürünün ana kapısıdır.” (Kazım İLHAN)
“Toplumun ve ailenin en büyük ilacı, doğru iletişimdir.” (Kazım İLHAN)
Birlikte “siz, biz” demeden, sıcak, sevecen ve mutlu birlikteliklerin bir arada olduğu sağlıklı, neşeli yarınlar dilerim.
Hoşça kalın.











