Merhaba kıymetli okuyucularım;
Günümüzde adalet kavramı, sosyal adaleti de kapsamaktadır. Sosyal adalet; ekonomik, sosyal ve kültürel değerlerin dağılımındaki dengesizliklerin giderilmesini, toplumdaki zayıf ve güçsüzlere devletçe yardım edilmesini içerir.
Genel olarak ikiye ayrılır:
Denkleştirici Adalet: Bireyler arası eşitlik söz konusudur. Yapılanla tazminatın tutarlı olmasıdır.
Dağıtıcı Adalet: Herkesin toplumdaki görevlerine göre hükümlü olmasıdır. Orantısaldır / nispidir. Sosyal devlet anlayışı, biraz daha dağıtıcı adalete uygundur.
“Şüphesiz Allah, adaleti, iyilik yapmayı, yakınlara yardım etmeyi emreder; hayasızlığı, fenalık ve azgınlığı da yasaklar. O, düşünüp tutasınız diye size öğüt veriyor.” (Nahl Suresi, Ayet 90)
ADALET; İslâm’ın çok önem verdiği konulardan birisidir. “Hakkı teslim etmek ve kim olursa olsun eşit muamelede bulunmak” manasına gelir. Peygamberimiz buna çok dikkat eder, “Suçu işleyen kızım Fatıma bile olsa cezasını veririm.” buyururdu.
Adalet, her şeyi layık olduğu yere koymak, doğru hüküm vermek, haksızlıktan sakınmaktır. Adaletin zıddı zulüm, haksızlık, adam kayırmak gibi kötü davranışlardır. Hz. Âdem’den son Peygamber Hz. Muhammed (s.a.v.)’e kadar gelen bütün peygamberler, hak ve adalet anlayışını insanlara tebliğ etmek için gönderilmişlerdir.
Yeryüzünde ilahi adalete uyulduğu sürece insanlar arasında huzur, barış ve sevgi hâkim olmuş; ilahi adalet ölçülerine uyulmadığı dönemlerde ise zulüm, kan, gözyaşı ve haksızlık hâkim olmuştur. İslam, hak ve adalet anlayışı üzerinde yükselen bir dindir. İslam dininde adalet denince; din, dil, ırk, cinsiyet ve ülke farkı gözetmeden insanlara, insan olarak yaratıldıkları için eşit davranmak ve Allah’ın insana doğuştan verdiği can, mal, akıl, namus ve din gibi hakları korumak akla gelir.
Kahraman ecdadımız tarihte bu anlayışla hareket ettiği için asırlarca farklı kültür ve ırklara mensup milyonlarca insanın kardeşçe, huzur içinde bir arada yaşamalarını sağlamıştır. Ne zaman ki hak ve adalet anlayışından ayrılmalar başlamış, işte o zaman zulüm, haksızlık ve bölünmeler meydana gelmiştir.
Kur’an-ı Kerim’in üzerinde durduğu en önemli konulardan biri de adalettir. Adalet, bütün kötülüklerin ve haksızlıkların en önemli ilacıdır. Sizlere konuyla ilgili birkaç ayetin mealini sunmak istiyorum:
“Ey iman edenler! Kendinizin, ana babanızın ve yakınlarınızın aleyhine de olsa Allah için şahitlik yaparak adaleti titizlikle ayakta tutan kişiler olun. Menfaatiniz ve yakınlarınızın hatırı için doğruluktan ayrılıp yalancı şahitlik yapmayınız. Zira Allah’ın belası ve laneti yalancılar üzerinedir.” [1]
“Ey iman edenler! Allah için hakkı titizlikle ayakta tutan ve adaletle şahitlik eden kimseler olun. Bir topluma olan kin ve nefretiniz, sizi asla onlara karşı adaletsizliğe sevk etmesin.” [2]
“Allah size mutlaka emanetleri ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emreder.” [3]
Adalet, bütün güzelliklerin ve faziletlerin kaynağıdır. Adalet gözetilirken duygusal davranılmamalı, merhamet duygusu adaletsizliği getirmemelidir. Kendi eş, dost, akraba aleyhine dahi olsa adil bir şekilde hüküm verilmelidir.
Aristo’nun tabirleriyle “konuşan kanun” demek olan hâkim ve “sessiz kanun” demek olan paradır. Paranın bu özelliği, ticaret gibi hakka konu olan muamelelerde eşitlik ve adaleti sağlama fonksiyonundan ileri gelir. En büyük kanun (en-nâmûsü’l-ekber), bütün kanunların öncüsü (kudve) Allah'ın kanunu; ikincisi hâkim, üçüncüsü paradır.
Toplumun bütün fertleri ve zümreleri arasındaki ilişkilerde denge, dolayısıyla sosyal adalet (el-adlü’l-medenî) bu kanunlar sayesinde gerçekleşir.
Unutulmamalıdır ki: Adaletin rengi olmaz. Bir gün herkese lazım olur.
Kaynak:
Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi,
İslâm Türk Tarihinin Altın Sahifeleri – Celal Yıldırım, s. 211-213
Sonuç olarak;
Kur’an-ı Kerîm'e göre adaletin ölçüsü yahut dayanağı hakkaniyettir. Hidayete hak sayesinde ulaşılabileceği gibi adalet de hakka uymakla sağlanır.
Düşündürebilmek, gelecek için üretilecek ürünün ana kapısıdır. (Kazım İLHAN)
Toplumun ve ailenin en büyük ilacı doğru iletişimdir. (Kazım İLHAN)
Sizlerin düşünce ve duygularınız benim için önemli; paylaşmak ve paylaşılmasını istediğiniz konularınızı bekliyorum. Saygılarımla.
Birlikte siz, biz demeden; sıcak, sevecen ve mutlu birlikteliklerin bir arada olduğu sağlıklı, neşeli yarınlar dilerim.
Hoşça kalın.











