Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu da fırlatma töreninde hazır bulunacak.
Fırlatma Zamanı ve İlk Hedef
8 Temmuz’u 9 Temmuz’a bağlayan gece, Türkiye saati ile 00.20’de gerçekleşecek olan fırlatmanın ardından Türksat 6A, roketten ayrılmasından yaklaşık 70 dakika sonra geçici yörüngesine ulaşacak. Bakan Uraloğlu, "Ülkemizin gururu Türksat 6A’yı uzaya fırlatmanın heyecanını yaşıyoruz. Bu, Türkiye'nin uzay çalışmalarında önemli bir dönüm noktası olacak" ifadelerini kullandı.
Uzun ve Başarılı Bir Hazırlık Süreci
Türksat 6A, 4 Haziran’da ABD’ye ulaştırılmış ve yaklaşık bir ay süren titiz fırlatma hazırlık süreçlerini başarıyla tamamladı. Uraloğlu, "Başarılı nakil ve test sürecinin ardından fırlatma prosedürlerinde sona geldik" dedi.
Kapsama Alanı ve Teknolojik Kapasite
Türkiye’nin ilk yerli haberleşme uydusu olan Türksat 6A, yüksek teknoloji altyapısıyla sadece Türkiye’nin değil, bölgesel ve küresel haberleşme kapasitesini de artıracak. Uydunun kapsama alanı, mevcut uyduların ulaşamadığı Hindistan, Tayland, Malezya ve Endonezya gibi ülkeleri de içine alacak.
Bakan Uraloğlu, "Türksat 6A sayesinde Türkiye'nin uydularının ulaştığı nüfus 3,5 milyardan 5 milyara çıkacak. Bu uydu, kesintisiz televizyon yayıncılığı için kritik olan KU-Bant frekanslarında yedeklilik sağlayacak ve uydu hizmeti ihracatımızı artıracak" dedi.
Yörüngedeki Konumu ve Teknik Özellikleri
Türksat 6A, yaklaşık bir aylık yolculuğunun ardından Dünya’dan 35 bin 786 kilometre yükseklikte, yer sabit yörüngede konumlanacak. Uydu, 8.4 kilovat güç ile TV yayıncılığı ve haberleşme hizmetleri sunacak. Uraloğlu, "Türksat 6A, Türksat’ın 6 aktif haberleşme uydusundan biri olarak dünyanın önde gelen uydu operatörleri arasında yer almamızı pekiştirecek" ifadelerini kullandı.
Türksat 6A ile Türkiye’nin Uzay Yolculuğu Güçleniyor
Türkiye’nin yerli ve milli teknoloji ile geliştirdiği Türksat 6A, uzay alanında bağımsızlık ve teknoloji kapasitesini artırma hedefinin önemli bir parçası olarak öne çıkıyor. Fırlatmanın başarıyla tamamlanması, ülkemizin uzay ve iletişim alanında küresel rekabet gücünü önemli ölçüde artıracak.









