Kahramanmaraş merkezli yaşanan büyük felaketin ardından kamuoyu, depremlerin önceden tahmin edilip edilemeyeceği konusuna odaklandı. Can kaybının 31 bin 643'e yükseldiği bu süreçte, saniyelerin bile kritik önem taşıdığı erken uyarı teknolojileri gündemin ilk sırasına yerleşti. Peki, dünyada ve Türkiye'de bu teknolojiler hangi aşamada?
Depremler Önceden Tahmin Edilebilir mi?
Bilim dünyasında "tahmin" ve "erken uyarı" kavramları birbirinden farklılık gösteriyor. Birçok jeolog ve sismolog, bir depremi gün veya saat bazında hassas bir şekilde tahmin etmenin bugünkü teknolojiyle imkansız olduğunu vurguluyor. Depremlerin temelindeki plaka hareketleri binlerce yıllık yavaş süreçler olsa da, yer kabuğundaki kırılmalar aniden gerçekleşiyor. Uzmanlar depremin ne zaman olacağını önceden söyleyemese de, deprem başladığı anda yıkıcı dalgalar ulaşmadan saniyeler önce uyarı veren sistemler üzerinde çalışıyor.
ABD Erken Uyarı Sistemi: ShakeAlert
Amerika Birleşik Devletleri tarafından geliştirilen ShakeAlert sistemi, sarsıntı başladıktan sonra yaklaşık 20 saniye ile 1 dakika arasında bir ön süre kazandırabiliyor. USGS saha istasyonlarındaki sensörlerden gelen verileri toplayan bu uygulama, yer sarsıntısının yoğunluğunu ölçerek tehlikeli bölgelerdeki kullanıcıların telefonlarına doğrudan bildirim gönderiyor. Bu sistem sayesinde asansörlerin durdurulması, gaz akışının kesilmesi ve bireylerin "çök-kapan-tutun" pozisyonuna geçmesi için zaman kazanılıyor.
Türkiye'de Erken Uyarı Sistemi Kullanılıyor mu?
Türkiye'de deprem erken uyarı çalışmaları aslında uzun bir geçmişe dayanıyor. 2002 yılında Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi bünyesinde temelleri atılan sistem, özellikle Marmara Bölgesi odaklı olarak geliştirildi.
Kandilli ve EDİS Projeleri
2025 yılı sonu itibarıyla Kandilli Rasathanesi, deprem sinyalini algıladıktan sonra 6 ila 9 saniye içinde konum ve büyüklük hesaplayabilen sistemini basına tanıttı. Marmara Denizi tabanına yerleştirilen yeni nesil sensörlerle bu sürenin 3 saniyeye kadar düşürülmesi için altyapı çalışmaları sürüyor. Ayrıca yerli girişim olan EDİS (Erken Uyarı Sistemi), Marmara Bölgesi'nde kullanıma sunulurken, önümüzdeki 5 yıl içinde tüm Türkiye'de aktif hale getirilmesi için kamu yatırımlarıyla destekleniyor.
Öte yandan, Google'ın Android işletim sistemli telefonlarda sunduğu "Deprem Uyarıları" özelliği de Türkiye'de supplementary (tamamlayıcı) bir sistem olarak çalışıyor. Ancak uzmanlar, bu dijital uyarıların ulusal ağlar ve fiziksel istasyonlarla entegre edilmesinin hayati önem taşıdığını belirtiyor.
Sistemin Faydaları ve Geleceği
Erken uyarı sistemleri sadece bireysel uyarılar için değil; yüksek hızlı trenlerin durdurulması, doğalgaz vanalarının otomatik kapatılması ve sanayi tesislerinde üretimin güvenli şekilde durdurulması gibi kritik altyapı süreçleri için kullanılıyor. Türkiye genelinde ağ modernizasyonunun tamamlanmasıyla birlikte, bu teknolojinin tüm vatandaşlara ulaştırılması hedefleniyor.









