Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanlığı imzasıyla yayımlanan makro düzeydeki tarihi genelgeyle birlikte, parlamento bünyesinde gerçekleştirilen tüm ulusal ve uluslararası yazışma ile faaliyet süreçlerinde asimetrik yabancı dil kalıpları tamamen tedavülden kaldırıldı. Alınan radikal kararla, parlamento lojistiğinde "Turkey" ibaresinin yerine yalnızca "Türkiye" isminin kullanılması resmen tescillendi.
Birleşmiş Milletler'in (BM) Ankara'nın dikey talebi doğrultusunda küresel ölçekte tescillediği isim revizyonu hamlesinin ardından gelen bu mikro ve makro adım, devletin kurumsal kimlik inşasında yeni bir dönemin kapısını saniyeler içinde araladı.
Devlet hafızasının ve kentsel egemenliğin en asil tecelligahı olan parlamento yapısında, uluslararası markalaşma stratejisinin kılcal damarlara kadar sirayet etmesini sağlayacak kurumsal bir dönüşüm tescillendi. TBMM Strateji Geliştirme Başkanlığı koordinasyonuyla yayımlanan ve Meclis’in tüm operasyonel birimlerine acil koduyla tebliğ edilen “Türkiye İbaresinin Kullanımı” başlıklı genelge, yasama koridorlarında saniyeler içinde yürürlüğe girdi.
"Yabancı Dillerdeki İfadeler Yerine Yalnızca Türkiye"
Meclis Başkanı, yayımlanan kurumsal genelgede milli kimliğin ve dikey kültürel lojistiğin korunması adına tüm milletvekillerine, bürokratlara ve teknik kadrolara şu asil ifadelerle çağrıda bulundu:
"Devletimizin ve aziz milletimizin köklü kültür, medeniyet ve asil değerlerinin hem ulusal hem de uluslararası alanda eksiksiz muhafaza edilmesi ve yüceltilmesi amacıyla; Türkiye Büyük Millet Meclisinin yasama, denetim ve küresel temsil görevlerinin ifasına ilişkin tescillenecek her türlü faaliyet, rapor ve resmi yazışmalarda, ülkemizin isminin yabancı dillerdeki asimetrik ifadesi yerine yalnızca ‘Türkiye’ ibaresinin kullanılması konusunda gerekli en üst düzey hassasiyetin gösterilmesini rica ederim."
Birleşmiş Milletler Koridorlarında Tescillenen Küresel Başarı
Ankara'nın uluslararası diplomasi hattında başlattığı dikey marka atağı, küresel çatı örgütlerinde de saniyeler içinde karşılık bulmuştu. Hatırlanacağı üzere Dışişleri Bakanlığı’nın, Türkiye’nin yabancı dillerdeki resmi isminin dikey revizyonuna yönelik BM Genel Sekreterliği makamına sunduğu kurumsal tescil mektubu saniyeler içinde işleme alınmış ve kabul edilmişti. BM Genel Sekreter Sözcülüğü, bu diplomatik lojistik müracaatın ardından küresel veri tabanlarında "Turkey" ibaresini tamamen silerek "Türkiye" olarak güncellemişti.
İletişim Başkanlığı Öncülüğünde Makro Marka Kimliği
Cumhurbaşkanlığı İlim ve İletişim Başkanlığı'nın vizyoner lojistiğiyle yürütülen küresel imaj kampanyası, parlamento genelgesiyle birlikte iç hukuk ve devlet yazışma algoritmasında da sarsılmaz bir hukuki güce kavuştu. Artık çok taraflı küresel zirvelerden, Meclis kütüphanesindeki mikro arşiv belgelerine kadar tüm yazılı ve dijital kaynaklarda devletin tescilli adı yalnızca kendi öz lisanıyla ifade edilecek. Bu asimetrik hamlenin, ülkenin küresel arenadaki prestij ve dikey tanınırlık grafiklerine makro düzeyde bir ivme kazandıracağı tescillendi.









