İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, katıldığı dijital bir YouTube platformu yayınında Türkiye'nin makro güvenlik politikalarından emniyet personel rejimine, darbe iddialarından terör örgütlerine vurulan darbelere kadar çok geniş bir yelpazede ezber bozan açıklamalarda bulundu. Emniyet teşkilatının yapısal olarak küllerinden doğduğunu belirten Soylu, yeni bekçi ve kadın polis istihdam müjdelerini ilk kez bu yayında paylaştı.
Kamuoyunun gündemini meşgul eden idari ve siyasi polemiklere kendi üslubuyla net yanıtlar veren Bakan Soylu, bakanlık makamının ağırlığına ve sorumluluk bilincine dikkat çekti.
Türkiye’nin iç güvenlik mimarisini ve terörle mücadele konseptini 15 Temmuz hain darbe girişiminin ardından radikal bir şekilde yenileyen İçişleri Bakanlığı, dijital medyanın gücünü kullanarak sahadaki reel istatistikleri kamuoyu ile paylaşmaya devam ediyor. Katıldığı yayında samimi ve çarpıcı bir tonda konuşan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, devletin kılcal damarlarından sökülüp atılan illegal yapılar sonrası emniyetin ulaştığı operasyonel gücü rakamlarla ilan etti.
Bekçi ve Kadın Polis Ordusu Genişliyor
Mahalle ve sokak güvenliğinin simgesi haline gelen çarşı ve mahalle bekçilerinin asayişe katkısını sayısal verilerle ortaya koyan Bakan Soylu, yeni kadro planlamasını şu şekilde aktardı:
"Şu an sahada aktif olarak görev yapan 26 bin bekçimize ilaveten 2 bin 500 yeni bekçi alımı için düğmeye bastık. Böylece kısa vadede sayımız 28 bin 500’e tırmanacak. Yasal sınırımız ve toplam kadromuz 30 bin olarak belirlenmiş olsa da, Sayın Cumhurbaşkanımızın tensipleri ve onaylarıyla bu hedef çıtasını 40 bine kadar yükseltme projeksiyonumuz mevcut. Bekçilerimizin sahaya inmesiyle asayiş suçlarında kırılma noktaları yaşandı. Örneğin; mega kent İstanbul’da günlük evden hırsızlık vakaları 79 barajından 25’e kadar geriledi. Bekçilerin kimlik sorma yetkisi 1966 yılından beri hukuken var, kimse yeni bir yetki aşımı aramasın."
Emniyetteki kadın istihdam oranının Avrupa standartlarının altında kaldığına dair özeleştiride de bulunan Soylu, yakın zamanda üniforma giyen 3 bin kadın polise ek olarak 2 bin 500 kadın polis istihdamının daha takvimlendirildiğini müjdeledi.
"Vesayetin Can Damarı Kesilmiştir"
Son dönemde ana akım siyasette ve sosyal medyada üretilen darbe teorilerine çok sert bir dille set çeken İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Türkiye’nin demokratik kurumlarının hiç olmadığı kadar korunaklı olduğunu savundu. Siyaset kulislerine mesaj gönderen Soylu, "Allahını seversen bugün bu ülkede kim, hangi cüretle darbe yapacak? Türkiye'de hala darbe senaryoları ve fantezileri üzerinden suni siyasi rant devşirmeye yeltenenler, bu ülkenin sosyolojik ve askeri gerçekliğinden tamamen kopuktur. Vesayetin can damarı kalıcı olarak kesilmiştir ve bu topraklarda kaos ortamı yaratma çabaları artık halkta karşılık bulmamaktadır" ifadelerini kullandı.
FETÖ Temizliği ve Suç Örgütlerine Ağır Darbe
15 Temmuz askeri darbe girişiminin ardından emniyet içindeki kripto yapılanmaya yönelik yürütülen tasfiye sürecinin boyutlarını çarpıcı bir kıyaslama ile gözler önüne seren Soylu, "Bakınız, geçmiş dönemde emniyet teşkilatı bünyesinde tam 21 bin rütbeli amir bulunuyordu. Yürüttüğümüz yoğun FETÖ temizliği ve hukuki soruşturmalar neticesinde, bugün o devasa kadrodan geriye sadece 700 başkomiser kaldı. Teşkilatı adeta sıfırdan kurduk" dedi.
Suçla mücadele bilançosunu da paylaşan Bakan Soylu, 15 Temmuz'dan bu yana 232 organize suç çetesinin tamamen çökertildiğini, dağ kadrosundaki terörist sayısının 469 seviyesine kadar eridiğini, ikna çalışmalarıyla 76 örgüt mensubunun teslim olduğunu ve PKK’ya yılbaşından beri sadece 16 kişinin katıldığını belirterek örgütün lojistik olarak felç olduğunu söyledi.
"Sorumluluktan Kaçmam, 3600 Ek Gösterge Gelecek"
Pandemi döneminde tüm dünyada alkış alan insani lojistik operasyonuna da değinen Soylu, Vefa Sosyal Destek Grupları vasıtasıyla tam 14.5 million haneye devletin sıcak elinin uzatıldığını, 65 yaş üstü 7 milyon 600 bin vatandaşın tüm temel ihtiyaçlarının evlerinde karşılandığını aktardı.
Geçmişte yaşanan istifa polemiklerine ve görev ahlakına dair son noktayı koyan Süleyman Soylu, sözlerini şu şekilde tamamladı:
"İçişleri Bakanlığı makamı, tabiri caizse her an keskin bir kılıç üzerinde yürümek gibidir. Ben bu koltukta günde en az 100 stratejik karar alıyorum. Bu kararların idari ve hukuki sorumluluğunu da sonuna kadar sırtımda taşımak zorundayım. Aldığım kararların faturasını veya sorumluluğunu hükümetimize, Sayın Cumhurbaşkanımıza bırakıp kaçmak bana yakışmazdı. Ayrıca emniyet mensuplarımızın büyük bir umutla beklediği 3600 ek gösterge konusunda








