Netflix’in popüler gençlik dizisi Aşk 101 hakkında, "gençleri eşcinselliğe yönlendirdiği" ve gelişimlerini olumsuz etkilediği iddiasıyla yapılan CİMER başvurusu sonuçlandı. Şikâyeti değerlendiren savcılık, içeriklerin suç teşkil etmediğine hükmederek "soruşturmaya yer olmadığı" kararını verdi.
Dijital yayın platformu Netflix'in Türk yapımı dizilerinden biri olan Aşk 101, yayınlandığı dönemden bu yana tartışmaların odağındaydı. Dizi hakkında Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi’ne (CİMER) yapılan bir ihbar, yargıya taşındı. İhbarda dizinin genç bireylerin ahlaki gelişimini zedelediği ve eşcinselliği özendirdiği iddia edilerek yaptırım uygulanması talep edildi.
"Ücretli Üyelik ve Hür İrade" Vurgusu
Şikâyeti inceleyen savcılık, emsal niteliğinde bir gerekçeyle soruşturmaya gerek duymadı. Kararda, söz konusu dizinin kamuya açık bir televizyon kanalında yayınlanmadığına dikkat çekildi. Savcılık; Netflix’in yalnızca ücretli üyelik sistemiyle erişilebilen bir platform olduğunu, kişilerin bu platforma kendi hür iradeleriyle üye olduklarını ve hangi içeriği izleyeceklerine yine kendi iradeleriyle karar verdiklerini belirtti.

Suç Unsuruna Rastlanmadı
İçeriğin gençler üzerindeki etkisi konusundaki iddiaları hukuki boyutta değerlendiren savcılık, dizide soruşturma açılmasını gerektirecek herhangi bir suç unsuru bulunmadığına kanaat getirdi. Bu gerekçelerle dosya hakkında "soruşturmaya yer olmadığı" kararı verilerek şikâyet reddedildi.

Dijital Yayıncılıkta Önemli Emsal
Daha önce de RTÜK denetimleri ve çeşitli sosyal medya tartışmalarıyla gündeme gelen Aşk 101 hakkındaki bu savcılık kararı, dijital platform içeriklerinin hukuki sınırları açısından önemli bir referans olarak görülüyor. Karar, dijital yayınların "kişisel tercih ve özel alan" kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini bir kez daha hukuki zeminde teyit etmiş oldu.









