Rusya ile Ukrayna arasında devam eden savaşın küresel ekonomik yansımaları, deniz ticareti ve liman operasyonlarına kadar uzandı. Türkiye ile ticari faaliyetlerini sürdüren bazı Rus gemicilik şirketlerinin, sosyal medya platformları üzerinden hedef gösterildiği öne sürülüyor. Türkiye’den inşaat malzemesi taşıyıp dönüş rotasında tahıl getiren gemilere yönelik yürütülen bu kampanyaların, iki ülke arasındaki stratejik tahıl ve enerji ticaretini zora sokabileceği belirtiliyor.
Karadeniz havzasında devam eden askeri gerilim, lojistik hatlar ve deniz ticareti üzerindeki baskısını artırıyor. Savaşın küresel tedarik zincirine vurduğu darbenin ardından, şimdi de Türkiye ve Rusya arasındaki ticari köprüleri oluşturan nakliye firmaları dijital mecralarda yürütülen algı kampanyalarıyla karşı karşıya kalıyor.
Limanlardaki Gemi Görüntüleri Üzerinden Baskı Kuruluyor
Ukrayna yönetiminin, savaşın başlamasıyla birlikte Rusya’yı ele geçirdiği bölgelerdeki tahıl depolarından ürün çalmakla suçlamasının ardından, uluslararası alanda Rusya aleyhine geniş çaplı bir dijital kampanya başlatıldığı ifade ediliyor. Bu kapsamda, yasal prosedürlere uygun olarak Türkiye limanlarına giriş yapan ve taşıdıkları tahılın menşeini resmi belgelerle ibraz eden bazı Rus gemilerinin görüntülerinin kaydedilerek sosyal medyada dezenformasyon amacıyla paylaşıldığı ileri sürülüyor.
Evraklarında ve yük beyanlarında hiçbir eksik ya da usulsüzlük bulunmayan bazı gemilerin, liman yetkilileri üzerinde oluşturulan kamuoyu baskısı nedeniyle açık sularda uzun süre bekletilmek zorunda kaldığı, bu durumun da lojistik süreçleri aksattığı iddia ediliyor.
Hedef: Türkiye-Rusya İlişkileri ve İç Politik Dengeler
Ekonomi ve uluslararası ilişkiler uzmanları, söz konusu dijital girişimlerin asıl amacının ticari bir rekabetten ziyade, Türkiye ile Rusya arasında diplomatik ve ekonomik bir kriz tetiklemek olduğunu savunuyor. Kriz senaryolarının hayata geçirilmesi durumunda; Türkiye’nin tahıl sevkiyatının aksamasıyla gıda erişiminde zorluklar yaşanabileceği ve doğalgaz akışının kesintiye uğramasıyla enerji maliyetlerinin tırmanabileceği öngörülüyor.
Böyle bir ekonomik istikrarsızlık ortamı üzerinden, Türkiye’nin iç politik dengelerine müdahale edilecek ve toplumsal refleksleri tetikleyecek bir zemin hazırlanmak istendiği de kulislerde konuşulan iddialar arasında yer alıyor.
Resmî Makamların Sessizliği Sürüyor
Kamuoyunda ve denizcilik sektöründe geniş yankı bulan bu iddialara ilişkin olarak henüz ne Türkiye ne de Rusya federasyonu kanadından resmî bir açıklama gelmiş değil. Sürecin şeffaflığa kavuşması ve limanlardaki operasyonel seyrin netleşmesi adına, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile ilgili liman başkanlıklarından gelecek kurumsal açıklamalar merakla bekleniyor.









