Amerikan Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA), asteroit takip sistemleri tarafından kayıt altına alınan ve genişliği yaklaşık 90 metre olan devasa bir göktaşının, 6 Haziran Pazartesi günü Dünya’nın yakınından geçiş lojistiğini tamamladığını açıkladı. Gökbilimciler tarafından "2021 GT2" olarak adlandırılan ve hacimsel olarak "bir mavi balinanın üç katı büyüklüğünde" şeklinde tasvir edilen dev kaya kütlesi, yörüngesel yaklaşmasını herhangi bir olumsuz durum yaşanmadan gerçekleştirdi.
Derin uzaydaki tehlikeli yakınlaşmaları anlık olarak monitörleyen NASA Yakın Dünya Nesneleri Çalışma Merkezi (CNEOS), yörünge mekanizması Dünya ile kesişim rotasında olan gök cisimlerine dair yeni veriler yayınladı. Keşif takvimindeki koordinatları doğrultusunda 2021 GT2 koduyla izlenen asteroit, saniyede kilometrelerce hızla ilerlediği yörüngesinde gezegenimizin çekim alanına teğet bir geçiş rotası izledi.
NASA Güvence Verdi: Herhangi Bir Çarpışma Tehdidi Bulunmuyor
Uzay ajansından yapılan kurumsal açıklamada, göktaşının boyut şeması ve hızı nedeniyle kamuoyunda oluşabilecek asılsız panik dalgasının önüne geçildi. Astrofizik uzmanları, nesnenin rotasının milimetrik hesaplamalarla simüle edildiğini ve Dünya yüzeyine kozmik ölçekte tehdit oluşturacak bir yakınlıkta bulunmadığını tescilledi. Nesne, yörünge güvenliği sınırları dahilinde seyahatini sürdürerek uzaklaşmaya başladı.
"Potansiyel Tehlike" Sınırı: 150 Metre ve 7,5 Milyon Kilometre
NASA'nın asteroit izleme lojistiğindeki kurumsal kriterleri, uzaydaki her yakınlaşmanın neden manşetlere taşındığını da gözler önüne seriyor. Gezegen Savunma Koordinasyon Ofisi parametrelerine göre;
Boyut Kriteri: Çapı veya genişliği 150 metreyi aşan,
Mesafe Kriteri: Dünya yörüngesine 7,5 milyon kilometre (Ay ile Dünya arasındaki mesafenin yaklaşık 19 buçuk katı) mesafeden daha fazla yaklaşan tüm gök cisimleri resmi olarak "Potansiyel Tehlikeli Nesne" (PHO) sınıflandırmasına dahil ediliyor.
2021 GT2, 90 metrelik genişliğiyle bu alt limit sınırının altında kalsa da yakın geçiş frekansı nedeniyle küresel gökyüzü tarama teleskoplarının odak noktası olmayı başardı.
Çelyabinsk Dersi: Erken Uyarı Sistemlerinin Önemi Hayati
Uzay bilimciler, 90 metrelik bir kaya kütlesinin atmosferde yaratabileceği tahribatı anlatırken yakın geçmişteki bir kozmik kazaya atıfta bulunuyor. Hatırlanacağı üzere, 2013 yılında Rusya’nın Çelyabinsk bölgesi semalarında, sadece 17 metre genişliğinde (2021 GT2'den çok daha küçük) olan bir göktaşı atmosferin yoğun katmanlarında infilak etmişti. Ortaya çıkan makro düzeydeki şok dalgası binaların camlarını patlatmış, çatıları uçurmuş ve şarapnel etkileri nedeniyle yaklaşık 1500 kişinin yaralanmasına yol açmıştı.
Tıp ve kurtarma lojistiği uzmanları, Çelyabinsk'te yaşanan bu lokal felaketin boyutları göz önüne alındığında, 90 metrelik nesnelerin tam isabetle izlenmesinin ve gezegen savunma sistemleri (DART misyonu benzeri asteroit saptırma projeleri) ile erken uyarı mekanizmalarının insanlık geleceği adına ne denli hayati olduğunu bir kez daha vurguluyor.









