Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplanan Millî Güvenlik Kurulu (MGK), yılın son toplantısını 2,5 saat süren kritik bir oturumla gerçekleştirdi. Toplantının ardından yayımlanan 7 maddelik MGK bildirisi, terörle mücadele, Gazze’deki insanlık dramı ve bölgesel güvenlik başlıklarında önemli mesajlar içerdi.
Bildiride, özellikle PKK/KCK-PYD/YPG, FETÖ ve DEAŞ başta olmak üzere tüm terör örgütlerine karşı hem yurt içinde hem de sınır ötesinde yürütülen operasyonların kararlılıkla sürdüğü vurgulandı. Türkiye’nin “tehditleri kaynağında yok etme stratejisi” doğrultusunda Irak ve Suriye’de düzenlenen harekâtlarla terör örgütlerinin kabiliyetlerinin ciddi biçimde tahrip edildiğine dikkat çekildi. Türkiye’yi hedef alan terör yapılanmalarını koruma çabalarının ise müttefiklik hukukunu zedelediği ifade edildi.
Toplantıda ayrıca İsrail’in Gazze’de işlediği insanlık dışı saldırılar gündemin en önemli başlıklarından biri oldu. Bildiride, masum sivillerin topyekûn hedef alınmasının uluslararası toplum tarafından durdurulması gerektiği belirtilerek, İsrail’in er ya da geç işlediği suçlarla yüzleşmek zorunda kalacağı ifade edildi. Kalıcı barışın ancak 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız bir Filistin devletinin kurulmasıyla mümkün olacağı vurgulandı.
MGK’da bölgesel gelişmeler de kapsamlı şekilde ele alındı. Irak’la yürütülen güvenlik iş birliği gözden geçirilirken, Kerkük’teki son gelişmeler ve Türkmenlerin durumu değerlendirildi. Azerbaycan-Ermenistan normalleşme süreci, Ermenistan ile ilişkilerin geleceği ve bölge dışı aktörlerin müdahale girişimleri toplantıda masaya yatırıldı. Ayrıca Rusya-Ukrayna savaşı ile bunun Türkiye ve bölge üzerindeki etkileri de görüşüldü.
Sonuç bölümünde, Türkiye’nin Karadeniz’den Afrika’ya, Kafkasya’dan Balkanlar’a uzanan geniş bir coğrafyada barış ve istikrarın güçlenmesi için üstlendiği inisiyatifin süreceği vurgulandı. Gerginliklerin krize dönüşmeden çözülmesi için Türkiye’nin ön alıcı diplomasi anlayışını sürdürmeye devam edeceği ifade edildi.









