Bu kapsamda, Samsun İstiklal Okulu'nda lösemi hastalığı hakkında bilgilendirme sunumu gerçekleştirildi.
LÖSAM Çocuklar Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Kenan Öztürk, sunumunda LÖSAM'ın kuruluşu, misyonu, çalışmaları ve yardımları hakkında bilgi verdi. Öğrencilere video ve slaytlarla interaktif bir sunum yapıldı.
"Lösemi Korkulacak Bir Hastalık Olmaktan Çıktı"
Kenan Öztürk, lösemi hastalığının artık yüzde 90'lara varan oranlarda tedavi edilebildiğinin altını çizdi. Sağlık alanında son yıllarda gelişen ve etkili olan yöntemler sayesinde löseminin korkulacak bir hastalık olmaktan çıktığını belirten Öztürk, "Bizim çocukluğumuz döneminde Türk filmlerinde bu hastalık çok insanların moralini bozabilecek bir biçimde ve halen hafızalarda var 'kan kanseri' diye telaffuz ediliyordu. Bugün doktorlarımız artık literatürde 'çocuklar kanseri' kelimesini kullanmıyor. Bu hastalık sadece bir kan hastalığı ve tedavi edilebiliyor. Bakın Samsun'da lösemi hastalığını yenmiş ve bugün sizin gibi üniversite okuyan, evlenip aile ve çocuk sahibi olan birçok insan var. Biz artık bu hastalıkla ilgili olumsuz algıları yıkmak zorundayız" şeklinde konuştu.
"Lösemi Bulaşıcı Değildir" ve "Hastalara Toplum Olarak Destek Olmalıyız"
Lösemi hastalığının genetik unsurlar barındırmadığına ve bulaşıcı bir hastalık olmadığına dikkat çeken Öztürk, şu bilgileri aktardı: "Eğer biz gripsek veya nezleysek veya herhangi bir hastalığımız varsa onlara bulaşmasın diye maske kullanırız, yoksa lösemi hastalığı bulaşıcı değildir. Yani içinizde bir çocuk ağzı maskeli bir şekilde oturuyorsa kesinlikle onun hastalığı size geçmiyor."
Öztürk, lösemi tedavisinin uzun, zor ve masraflı bir süreç gerektirdiğini belirterek, bu süreçte lösemi hastalarına toplumun her kesiminden insanın maddi ve manevi yardımda bulunması gerektiğini vurguladı. "Lösemi tedavisi zor bir hastalık sürecidir. Tedavi süreci yaklaşık 2 yılı bulmaktadır. Bu zor süreçte bize de çeşitli görevler düşmektedir. Hastaların yaşadıkları her türlü sıkıntılarda toplum olarak yanında olmalıyız, onlara maddi ve manevi destekte bulunmalıyız" dedi.
Kan ve Kemik İliği Bağışının Önemi ve Sahte Dernek Uyarısı
Lösemi hastalığının tedavi sürecinde kan bağışının en önemli ihtiyaçlardan biri olduğunu belirten Öztürk, Kızılay'ın topladığı kanların yaklaşık %80'inin lösemili çocukların tedavisinde kullanıldığını ifade etti. Bu nedenle, toplum olarak kan bağışı konusunda organize ve duyarlı bir yaklaşım içinde olunması gerektiğini, Kızılay'a düzenli olarak kan verilmesini ve acil kan arandığında çevredeki insanların harekete geçirilerek kan bağışına teşvik edilmesini söyledi.
Tedavi sürecindeki bir diğer hayati hususun kemik iliği bağışı olduğunu vurgulayan Öztürk, kemik iliği naklinin löseminin son aşamalarında hayati bir önem taşıdığını belirterek, ailelerin ve arkadaşların bu konuda bilgilendirilmesi ve kemik iliği bağışının önemi hakkında farkındalık yaratılması çağrısında bulundu.
Öztürk son olarak, lösemi hastalığı adı altında kurulan bazı sahte derneklerin, hastalığı istismar ederek gayrimeşru yollardan para topladığına dikkat çekerek, bu tür derneklere karşı dikkatli olunması gerektiğini ifade etti. Lösemi derneklerinin insanların kapısına kadar giderek para toplamak gibi bir işlevi olmadığının altını çizdi. Samsun'un lösemi tedavisinin yapıldığı sayılı merkezlerden biri olduğunu ve Türkiye'den birçok hastanın tedavi olmak için Samsun'a geldiğini de sözlerine ekledi.
LÖSAM'a Kitap Alarak Destek
Seminere destek veren Okul Müdürü Bahtiyar Tozlu, öğretmenler Osman Süzen, Muazzez Ata Güçtaş, Çiğdem Bülbül, İlknur Yeşilyurt, Tuncer Yeşilyurt ve öğrenciler, Kenan Öztürk'ün lösemi hastalığı konulu "Hayat'a Tutunmak" kitabını alarak LÖSAM'a destekte bulundu. Bu, Kenan Öztürk'ün ilk imza günü etkinliği oldu.









